Balıkesir Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Balıkesir, Balıkesir Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Turizmcilerin yeniliklerin yayılması teorisi (YTT) ve teknoloji kabul modeli (TKM) kapsamında global dağıtım sistemleri (GDS) üzerine tutumları
(Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Dülgaroğlu, Oğuzhan
Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmelerin
tüm sektörleri derinden etkilediği görülmektedir. Turizm
işletmeleri tarafından yaygın olarak kullanılan Global
Dağıtım Sistemleri de bilgi ve iletişim teknolojilerinin
turizm sektöründe sağladığı önemli sistemler olarak
karşımıza çıkmaktadır. Bu doğrultuda çalışmada turizm
sektörü temsilcilerinin Global Dağıtım Sistemlerine
ilişkin tutumları incelenmiştir. Çalışmada turizm sektörü
temsilcilerinin Global Dağıtım Sistemleri’ne ilişkin
tutumlarının tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu çalışmada
veriler nitel araştırma yöntemlerinden mülakat tekniğiyle
turizm sektöründe çalışan yöneticilerden toplanmıştır.
Görüşme soruları hazırlanırken Yeniliklerin Yayılması
Teorisi (YTT) ve Teknoloji Kabul Modeli’nden (TKM)
yararlanılmıştır. Katılımcılardan toplanan veriler içerik
analizi tekniği vasıtasıyla analiz edilmiştir. Gerçekleştirilen
analizler neticesinde Global Dağıtım Sistemleri’nin turizm
işletmelerine sağladığı yenilikler, kapsadığı iletişim kanalları,
sağladığı zaman tasarrufu olanakları, işletmeler arası
etkileşim, avantajlar ve işletmelerin fayda sağlama biçimleri
tespit edilmiştir. Son olarak, çalışmada elde edilen bulgular
doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir.
Katı substrat fermentasyonu koşullarında aspergillus aculeatus NRRL 358’da ekstraselüler β-glukozidaz üretimi, saflaştırılması ve karakterizasyonu
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Çoker, Mert; Azaz, Ayşe Dilek; Yücetürk, Selma Çelen
Bu çalışmada, arpa samanı kullanılarak hazırlanmış KSF ortamında geliştirilen Aspergillus aculeatus NRRL 358’dan ASÇ ve HEK yöntemleri kullanılarak β-glukozidaz enzimi saflaştırılmıştır. A. aculeatus’un KSF ortamında en yüksek β-glukozidaz aktivitesine sahip olduğu optimum koşullar belirlenmiştir. Nemlendirme sıvısı Sodyum Dihidrojen Fosfat (NaH2PO4); pH’ın 7,0; sıcaklığın 25°C ve inkübasyon süresinin ise 10 gün olduğu saptanmıştır.
Elde edilen β-glukozidaz enzimi HEK uygulaması sonucunda %43,08 verim ile 23,85 kat saflaştırılmıştır. β-glukozidazın saflığının ve alt birim sayısının kontrolü SDS-PAGE ve NATIVE-PAGE yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. NATIVE-PAGE elektroforezi sonucunda 170 kDa molekül ağırlığına sahip olduğu, SDS-PAGE işlemi sonucunda ise enzimin 70 kDa ve 100 kDa olmak üzere iki alt birimden oluştuğu tespit edilmiştir. Enzimin aktivitesinin tespit edilmesinde pNPG substratı kullanılmış, pH 4,0’de ve 55°C’de en yüksek aktiviteye ulaştığı belirlenmiştir. Saflaştırılmış β-glukozidaz enziminin 45, 55, 65 ve 75°C sıcaklıklarda 120 dk inkübasyona bırakılmasıyla yapılan aktivite ölçümleri sonucunda sırasıyla %99,6; %99,8; %98,6 ve %31,87 oranında aktivite gösterdiği, 85°C sıcaklıkta ise 36 dk boyunca aktivitesini kaybetmediği tespit edilmiştir.
Saflaştırılan β-glukozidaz enzimi kinetik parametreleri yönünden de incelenmiş, Km ve Vmax değerleri sırasıyla 2,8571 mM ve 14285,71 mM olarak hesaplanmıştır. Bunlara ek olarak, D(+)-glukoz ve δ-glukonolakton inhibitörlerinin saflaştırılan β-glukozidaz enzimine karşı inhibisyon mekanizmalarının yarışmalı tipte olduğu belirlenmiştir. D(+)-glukozun IC50 değeri 11,49 mM ve Ki değeri 1,7857x10-3 olarak, δ-glukonolakton inhibitörünün IC50 değeri 13,64 mM ve Ki değerleri ise 7,143x10-5 ve 1,07145x10-4 mM olarak belirlenmiştir.
Malzeme üretim teknolojisinde eş katkılı Eu:AlZnO ince filmlerin daldırma kaplama yöntemi ile üretimi, yapı, morfolojik ve optik özellikleri
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Gündoğdu, Osman Salih; Güngör, Elif
Bu tez çalışmasında, Europiyum (Eu) ve Alüminyum (Al) eş katkılı ZnO ince filmler
(Eu:AlZnO), sol-jel daldırma kaplama yöntemiyle cam alt tabakalar üzerine kaplandı ve
yapısal, morfolojik, optik ile fotolüminesans özellikleri incelendi. İnce filmler X-ışını
kırınımı (XRD), taramalı elektron mikroskobu (SEM), UV-Görünür bölge
spektrofotometresi (UV-Vis) ve fotolüminesans (PL) spektroskopisi kullanılarak karakterize
edildi.
XRD sonuçları, tüm filmlerin hegzagonal wurtzit ZnO yapısında ve baskın (002)
yöneliminde kristalleştiğini gösterdi. Eu katkı oranının %5’e kadar artırılması kristal kaliteyi
iyileştirirken, daha yüksek katkı oranlarında örgü gerilmeleri nedeniyle kristal yapıda
bozulmalar gözlendi. SEM analizleri, %5 Eu katkılı filmin daha homojen ve kompakt bir
yüzey morfolojisine sahip olduğunu ortaya koydu.
Optik analizler, düşük Eu katkılı filmlerde yaklaşık %97 geçirgenlik gösterirken, yüksek
katkı oranlarında geçirgenliğin azaldığı belirlendi. Optik bant aralığı, Eu katkısının
artmasıyla 2.97 eV’den 2.82 eV’ye düşmüş, Urbach enerjisi sonuçları ise yapısal
düzensizliğin katkı oranına bağlı olarak değiştiğini gösterdi.
PL çalışmaları, filmlerin UV ve görünür bölgede emisyon sergilediğini, Eu katkılamasının
kusur kaynaklı yeşil-sarı emisyonları baskılayarak emisyon karakterini mavi-mor bölgeye
kaydırdığını ortaya koydu. Sonuçlar, sentezlenen Eu:AlZnO ince filmlerin yüksek optik
geçirgenlik, iyileştirilmiş kristal yapı, ayarlanabilir bant aralığı ve geliştirilmiş
fotolüminesans özellikleri sergilediğini göstermektedir; bu da söz konusu malzemelerin yeni
nesil UV fotodetektörleri, ışık yayan diyotlar (LED’ler), fotovoltaik güneş pilleri ve akıllı
pencere uygulamalarında kullanım açısından büyük bir potansiyele sahip olabileceğini
düşündürmektedir. Ayrıca, bulgular %5 Eu katkı oranının yapısal, optik ve morfolojik
özellikler açısından optimum performans sağladığını ve optoelektronik uygulamalar için en
uygun bileşimi temsil ettiğini göstermektedir.
Öz-şefkat ve kaygı arasındaki ilişkide mizah yoluyla başa çıkmanın aracı rolü
(Çukurova Üniversitesi, 2026) Saylam, Aybüke İrem; Canıöz, Elvan Kiremitçi
Bu çalışma, öz şefkat ve kaygı arasındaki ilişkide mizah yoluyla başa çıkmanın aracı rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Öz şefkat, bireyin kendine karşı nazik ve anlayışlı olmasıyla psikolojik sağlamlığı destekleyen önemli bir faktör olup, kaygı düzeyini azaltıcı etki göstermektedir. Mizah ise, zorlayıcı yaşam olayları karşısında bireylerin duygu düzenleme becerilerini güçlendiren işlevsel bir başa çıkma stratejisi olarak değerlendirilmektedir. Araştırma kapsamında, 302 katılımcıya Öz Şefkat Ölçeği- Kısa Formu, Kısa Semptom Envanterinin kaygı alt boyutu ve Mizah Yoluyla Başa Çıkma Ölçeği uygulanmıştır. Verilerin analizleri Jamovi 2.6.2 analiz programı ve programa eklenen Medmod aracılık testi ile yapılmıştır. Yapılan aracılık analizi sonucunda, öz-şefkat ve kaygı arasında negatif yönde ve anlamlı ilişki olduğu görülmüştür. Ayrıca, öz-şefkat ve kaygı arasındaki ilişkide mizah yoluyla başa çıkmanın kısmi aracı rolü bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar, öz-şefkat ve mizahın bir arada ele alınmasının kaygıyı yönetme süreçlerinde etkili olabileceğini ve psikoterapötik müdahalelere katkı sağlayabileceğini ortaya koymaktadır.
Bazı bitki ekstraktlarının Akdeniz Meyve Sineği’ne (Ceratitis capitata Wiedemann,1824) (Diptera: Tephritidae) karşı laboratuvar koşullarında etkinliğinin incelenmesi
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Balaban, Nadire İnci; Selami Selvi; Varlı, Sakin Vural
Bu çalışmada, sütleğen (Euphorbia helioscopia) ve kekik (Origanum onites) bitkilerinden elde edilen ekstraktların Akdeniz meyve sineği (Ceratitis capitata Wiedemann) pupaları üzerindeki biyolojik etkileri araştırılmıştır. Pupalar üzerindeki ekstrakt denemeleri farklı dozlarda (% 1, % 2, % 3) uygulanmış ve pupa gelişim süresi, pupa ölüm oranı ile ergin çıkış oranı gibi biyolojik parametreler değerlendirilmiştir. Ayrıca elde edilen veriler çoklu karşılaştırma testleri, korelasyon analizi ve Probit analiz ile istatistiksel olarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, ergin çıkış oranı kontrol grubuna göre önemli ölçüde azalmış, sütleğen ve kekik % 3 ekstrakt uygulaması sonundaki bu azalış ise ham verilere göre sırasıyla % 33.33 ve % 38.33 olarak, Abbott düzeltmesi sonrasında ise % 41.67 ve % 47.92 olarak belirlenmiştir. Çoklu karşılaştırma analizleri sonucunda, biyolojik etkinin özellikle % 2 ve % 3 dozlarda istatistiksel olarak anlamlı hale geldiğini göstermiştir (p≤0.05). Probit analiz sonuçlarına göre kekik ekstraktının LC50 değeri 1.808, sütleğen ekstraktına 2.014 göre daha düşük bulunmuş ve bu durum kekik ekstraktının düşük dozlarda (% 1 - % 2) daha yüksek biyolojik aktiviteye sahip olduğunu göstermiştir. Buna karşın LC90 değerlerinin sırasıyla 5.110 (sütleğen) ve 5.177 (kekik) olarak belirlenmesi, yüksek doz düzeylerinde (%3) her iki ekstraktın benzer düzeyde etki oluşturduğunu ve özellikle sütleğen ekstraktının yüksek dozlarda etkinliğini sürdürdüğünü ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, her iki ekstraktın da Akdeniz meyve sineği pupaları üzerinde önemli biyolojik etkilere sahip olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular, sütleğen ve kekik ekstraktlarının çevre dostu alternatif mücadele yöntemleri kapsamında biyopestisit olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir.




















