İş yaşamında kadın olmak: Türkiye’de katılım engelleri, fırsatlar ve politika perspektifleri

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Bilsel Yayıncılık

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

II. Dünya Savaşı sonrasında kadınların eğitim seviyelerinin yükselmesi ve 1970'lerde ABD ve Avrupa'da kabul edilen "fırsat eşitliği" yasaları gibi hukuki reformlar, kadınların iş dünyasındaki rollerini güçlendirmiştir. Türkiye özelinde ise kadınların iş gücüne katılımı, son yıllardaki artışa rağmen erkeklerin oldukça gerisindedir. TÜİK'in Ağustos 2025 verilerine göre, erkeklerin işgücüne katılım oranı %71,5 iken, kadınlarda bu oran %36,9 seviyesindedir. Tarihsel olarak, Sanayi Devrimi ve dünya savaşları kadınların istihdama katılımını zorunlu kılarken , Türkiye'de Cumhuriyet dönemi, Atatürk'ün reformlarıyla kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımı için bir dönüm noktası olmuştur. 1927 Sanayi Sayımı, Türkiye'de cinsiyete dayalı veri toplayan ilk çalışma olması açısından önemlidir ; bu veriler, kadınların (özellikle tarım ve dokuma) üretime katıldığını ancak yönetsel pozisyonlarda sınırlı temsil edildiklerini göstermiştir. OECD ülkeleriyle karşılaştırıldığında, Türkiye'nin 2024'te %40,9'a ulaşan kadın istihdam oranı , İzlanda (%85,1) gibi yüksek oranlara sahip ülkelerin gerisindedir. İzlanda'nın başarısı, güçlü sosyal destek mekanizmaları (çocuk bakımı, esnek çalışma) ile açıklanmaktadır. Kadınların iş yaşamında karşılaştığı temel zorluklar arasında toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ücret farkı ve "cam tavan" gibi engeller bulunmaktadır. "İkili rol yaklaşımı" , kadınların hem ücretli işlerde hem de ev içi ücretsiz emek (çocuk bakımı, ev işleri) sorumluluklarını üstlenmek zorunda kalarak tükenmişlik riskiyle karşı karşıya kaldığını vurgular. Ayrıca, iş yerinde cinsel taciz ve bu eylemlerin cezasız kalması, sorunun psikolojik mobbing (dışlanma, baskı) olarak devam etmesine zemin hazırlamaktadır. Çalışmamızın birinci bölümünde Kadınların İş gücüne katılımı ve bu katılımın önemi ve kısaca tarihsel süreç üzerinde durulmuştur. İkinci Bölümde Kadınların işyerinde karşılaştıkları zorluklar incelenmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde çeşitli mücadele stratejileri incelenerek güncel politik düzenlemeler incelenmiştir.

The rise in women's education levels after World War II and legal reforms such as "equal opportunity" laws passed in the United States and Europe in the 1970s strengthened women's roles in the business world. In Turkey, despite the increase in women's labor force participation in recent years, it lags significantly behind men. According to TÜİK's August 2025 data, the labor force participation rate for men is 71.5%, while for women it is 36.9%. Historically, the Industrial Revolution and world wars necessitated women's participation in employment, while the Republic era in Türkiye, with Atatürk's reforms, marked a turning point for women's participation in social and economic life. The 1927 Industrial Census is significant as the first study to collect gender-based data in Türkiye; it showed that women participated in production (especially in agriculture and textiles) but were limitedly represented in managerial positions. Compared to OECD countries, Türkiye's female employment rate, which reached 40.9% in 2024, lags behind countries with high rates like Iceland (85.1%). Iceland's success is attributed to its strong social support mechanisms (childcare, flexible working). The fundamental challenges women face in the workplace include barriers such as gender inequality, the wage gap, and the "glass ceiling." The "dual role approach" emphasizes that women face the risk of burnout by having to juggle both paid work and unpaid domestic labor (childcare, housework). Furthermore, workplace sexual harassment and the resulting impunity pave the way for the perpetuation of the problem in the form of psychological mobbing (exclusion, oppression). The first part of our study focuses on women's participation in the workforce, its importance, and a brief historical overview. The second part examines the challenges women face in the workplace. The third part examines various coping strategies and examines current political regulations.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İş Yaşamında Kadın, Sosyal Politika, Kadın İş Gücü, Woman in Business Life, Social Policy, Female Workforce

Kaynak

2. Bilsel Internatıonal Ani Scıentıfıc Researches Congress

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

Sayı

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren