Balıkesir Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Balıkesir, Balıkesir Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Mavi ışık yayan dinükleer MnII bileşiğinin sentezi, kristal yapısı ve lüminesans çalışmaları
(Sinop Üniversitesi, 2026) Karaduman, Fikret; Çoban, Mustafa Burak; Güngör, Elif
Yeni bir dinükleer MnII bileşiği C42H62Mn2N2O10·C2H6O sentezlendi
ve X-ışını kırınımı, IR, UV ve fotolüminesans ölçümleri yapıldı. Yapısal
analiz çalışmalarına göre, bileşiğin bis(hidroksi)(karboksilato)-köprülü
dinükleer MnII yapısına sahiptir. MnII iyonları, ligandın köprü oksijen
atomları ve üç asetat grubunun dört oksijen atomu ile birbirine
bağlanmıştır. Her bir MnII atomu, eksenel olarak uzamış bozulmuş
oktahedral bir geometriye sahiptir. Bileşik paramanyetik özellik
göstermektedir. Bileşiğin fotolüminesans çalışmaları, H₂L ligandı ile
karşılaştırıldığında bir kayma gösterdiğini ortaya koymaktadır. Bileşik
mavi ışık yaymaktadır ve mavi ışık yayan diyotlar için uygun bir adaydır.
Organik ışık yayan diyotların (OLED'ler) ilerlemesine ve optik
malzemelerin yenilenmesine katkıda bulunabilir.
Lisans öğrenimi sürecinin mesleğe hazırlamadaki yeterliliğine ilişkin beden eğitimi ve spor öğretmen adaylarının görüşleri
(Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi, 2026)
Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının görüşleri doğrultusunda lisans öğrenimi sürecinin beden eğitimi ve spor
öğretmenliği mesleğine hazırlamadaki yeterliğini incelemektir. Durum çalışması deseninin kullanıldığı araştırmaya
Türkiye’de bir devlet üniversitesinde son sınıfta öğrenim gören beden eğitimi ve spor öğretmenliği lisans programı öğrencileri
(dört kadın-dört erkek) dahil edilmiştir. Odak grup görüşmesi ile toplanan verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır.
Çalışmadan elde edilen bulgular; (i) Mesleki bilgi, (ii) mesleki beceri ve (iii) öneriler olmak üzere üç tema altında
düzenlenmiştir. Çalışmaya dahil edilen öğretmen adayları, öğretim metodolojileri (yöntem/stil, model ve yaklaşımlar) ve
öğrencilerin derse aktif katılım sağlayabilme konularında lisans öğrenimi sürecini mesleğe hazırlamada yeterli görürken,
özellikle mevzuat bilgisi, öğretmeyi öğrenme, bireysel farklılıklara sahip öğrencilere uygun öğrenme ortamı oluşturabilme,
sınıf yönetimi ve ölçme-değerlendirme gibi konularda yetişme süreçlerinin yetersiz kaldığını ve bunun ileriki mesleki
deneyimlerinde sorun olabileceği yönünde görüşler belirtmişlerdir. Ayrıca, ders kaynaklarının güncelliği, derslerde öğrenciöğretim elemanı etkileşimi ve bilgi-becerileri öğretmen adaylarına kazandırma yolları gibi hususlarda çeşitli öneriler
bildirmişlerdir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda, beden eğitimi ve spor öğretmeni yetiştirmede lisans öğrenimi
sürecinin kısmen yeterliliği görülürken eksikliği bildirilen başlıkların bireysel ve kurumsal kaynaklı olduğu görülmüştür.
The effect of marinade containing lactic acid bacteria on the microbial quality and shelf life of chicken wings
(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 2026) Göçmez, Enise Begüm; İlhak, Osman İrfan
This study evaluated the survival of Salmonella spp., Listeria monocytogenes, Pseudomonas spp.,
Enterobacteriaceae, total aerobic mesophilic bacteria (TAMB), lactic acid bacteria (LAB), and yeasts–
molds in chicken wings marinated with a homemade sauce enriched with bioprotective lactic acid
bacteria (Lactiplantibacillus plantarum, Latilactobacillus sakei, and Latilactobacillus curvatus) during
storage at 4 ºC and 8 ºC. Inoculated chicken wings were divided into three groups: unmarinated
control, marinated control (M), and marinated with a LAB mixture (M-LAB). Initial pH values were
6.13 for the control, 4.89 for M, and 4.97 for M-LAB. At 4 ºC, Salmonella counts in M and M-LAB were
reduced by 0.8 and 1.6 log10 cfu.mL-1 compared with the control, while L. monocytogenes counts were
2.1 and 1.3 log10 cfu.mL-1 lower on day 14 (p<0.05). At 8 ºC, reductions in Salmonella and L.
monocytogenes in marinated groups reached 1.3 and 1.8 log10 cfu.mL-1, respectively, compared to the
control (p<0.05). Pseudomonas spp. exceeded the spoilage threshold of 7 log10 cfu.mL-1 on day 8 in the
control, day 12 in M, and day 14 in M-LAB at 4 ºC. Enterobacteriaceae counts on day 14 at 4 ºC were
8.5, 6.3, and 6.2 log10 cfu.mL-1 in the control, M, and M-LAB groups, respectively (p<0.05). Yeast–
mold counts at 4 ºC on day 14 were higher in M but lower in M-LAB than in the control (p<0.05).
Overall, marination with LAB effectively inhibited pathogens and spoilage microorganisms, slowed
quality deterioration, improved microbial safety and shelf life of marinated chicken wings.
Komplo teorilerine inanmanın temelleri: Nesne ilişkileri ve ahlaki uzaklaşma etkisi
(ODTÜ Psikoloji Bölümü, 2026) Şenyurt, Ahmet Yasin; Adatepe, Gizem
Bu çalışma; nesne ilişkileri, ahlaki uzaklaşma ve komplo teorilerine olan inanç arasındaki ilişkileri
incelemeyi ve ahlaki uzaklaşmanın bu süreçteki aracı rolünü test etmeyi amaçlamaktadır. Nesne
ilişkileri kuramı, erken dönem bağlanma deneyimlerinin bireyin dünyayı algılayışını ve ahlaki
değerlerini şekillendirdiğini savunur. Ahlaki uzaklaşma, etik dışı davranışları meşrulaştıran bilişsel
mekanizmaları; komplo teorileri ise olayların gizli ve kötü niyetli gruplarca yönetildiğine dair inançları
ifade eder. Kartopu örnekleme yöntemiyle Türkiye genelinden ulaşılan 434 katılımcıdan; Bell Nesne
İlişkileri Envanteri, Genel Komplo İnançları Ölçeği ve Ahlaki Uzaklaşma Ölçeği aracılığıyla veri
toplanmıştır. JAMOVI yazılımı ile yapılan analizler; nesne ilişkilerinin alt boyutları, ahlaki uzaklaşma
ve komplo inançları arasında anlamlı pozitif ilişkiler olduğunu göstermiştir. Bulgular, ahlaki
uzaklaşmanın, benmerkezciliğin tüm komplo inancı boyutları üzerindeki etkisinde aracı rol
oynadığını ortaya koymuştur. Ayrıca, güvensiz bağlanmanın gizli güçlere olan inancı pozitif yönde
yordadığı saptanmıştır. Bu sonuçlar, benmerkezci eğilimleri olan bireylerin, ahlaki sorumluluğu
dışsallaştırarak komplo inançlarını rasyonalize edebildiklerini göstermektedir. Ayrıca, güvensiz
bağlanma örüntülerinin dünyayı tehdit edici ve kontrol edilemez bir yer olarak algılamaya katkıda
bulunarak gizli güçlere olan inancı artırdığı değerlendirilebilir. Bu çalışma, komplo teorilerinin
psikolojik kökenlerini anlamada erken dönem ilişkisel örüntülerin ve ahlaki bilişsel süreçlerin
önemini vurgulamaktadır.
Knowledge and attitude scale toward forensic cases: A scale development study
(Cetus Yayınevi, 2026) Öztuna, Şeyda; Gürhan, Nermin; Geniş, Bahadır; Gareayaghi, Aila
Amaç: Bu çalışmanın amacı, sağlık profesyonellerinin adli olgulara yönelik bilgi ve tutumlarını değerlendirmek üzere geçerlik ve güvenirliği sağlanmış yeni bir
ölçme aracı olan Adli Olgulara Yönelik Bilgi ve Tutum Ölçeği’ni (AOBTÖ) geliştirmektir.
Yöntem: Bu metodolojik çalışma, Türkiye genelinde sağlık kurumlarında görev yapan sağlık profesyonelleri ile yürütülmüştür. Örneklem, gönüllü olarak
katılan ve geçerlik kriterlerini karşılayan 351 sağlık profesyonelinden oluşmaktadır. Veri toplama sürecinde, araştırmacılar tarafından geliştirilen Adli Olgulara
Yönelik Bilgi ve Tutum Ölçeği (AOBTÖ) temel ölçme aracı olarak kullanılmıştır. Ölçüt geçerliğini değerlendirmek amacıyla, Arabacı ve Çam (2011) tarafından
geliştirilen Adli Psikiyatri Hastalarına Yönelik Hemşire Tutum Ölçeği (APHHTÖ) de uygulanmıştır. AOBTÖ’nin psikometrik özellikleri; Açımlayıcı Faktör
Analizi (AFA), Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), Cronbach alfa katsayısı, madde-toplam korelasyonları ve kapsam geçerliği yöntemleri ile incelenmiştir.
Bulgular: Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) ve Bartlett küresellik testleri, örneklemin faktör analizi için uygun olduğunu göstermiştir. AFA sonuçları ölçeğin çok
boyutlu bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymuş ve bu yapı DFA ile doğrulanmıştır. AOBTÖ, Cronbach alfa katsayısına göre yüksek düzeyde iç tutarlılık
göstermiştir. Madde-toplam korelasyon değerleri, ölçeğin homojen bir yapıya sahip olduğunu desteklemiştir.
Sonuç: Elde edilen bulgular, AOBTÖ’nin sağlık profesyonellerinin adli olgulara yönelik bilgi ve tutumlarını değerlendirmede geçerli ve güvenilir bir ölçme
aracı olduğunu göstermektedir. Ölçeğin, sağlık çalışanlarının eğitim gereksinimlerinin belirlenmesine, uygun eğitim programlarının geliştirilmesine ve adli olgu
yönetiminde standardizasyonun sağlanmasına katkı sunması beklenmektedir




















