Balıkesir Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Balıkesir, Balıkesir Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.



 

Güncel Gönderiler

Öğe
Ortaokul 7. ve 8. Sınıf öğrencilerinin cebirsel konulardaki başarı ve anlama düzeylerinin SOLO taksonomisine göre incelenmesi
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Pireli, Abdullah; Akyüz, Gözde
Bu araştırmanın amacı, ortaokul 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin cebirsel konulardaki başarı ve anlama düzeylerinin SOLO taksonomisi çerçevesinde incelenmesidir. Araştırmada, nicel araştırma desenlerinden betimsel tarama deseni benimsenmiştir. Araştırmanın örneklemini Balıkesir ilinin merkez ilçesinde devlet ortaokullarının 7. ve 8. sınıflarında öğrenim gören 525 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminin seçiminde iki aşamalı örnekleme yöntemi benimsenmiştir. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen Denklemler Başarı Testi ile toplanmıştır. Toplanan veriler öncelikle SOLO taksonomisi düzeylerine göre sınıflandırılıp yüzde ve frekanslarla ifade edilmiştir. Öğrencilerin baskın SOLO düzeyleri belirlenerek, SOLO taksonomisi düzeylerinin cinsiyet ve sınıf seviyesi değişkenlerine göre durumunu incelemek için, veriler SPSS programında ki-kare bağımsızlık testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, 149 öğrencinin (% 28,38) yapı öncesi düzeyde, 154 öğrencinin (%29,34) tek yönlü yapı düzeyinde, 183 öğrencinin (%34,86) çok yönlü yapı düzeyinde ve 39 öğrencinin (%7,42) ilişkisel yapı düzeyinde oldukları yani öğrencilerin büyük çoğunluğunun SOLO taksonomisinin alt düzeylerinde kaldığı, soyutlanmış yapı düzeyine ulaşabilen öğrencinin bulunmadığı, sınıf seviyesi arttıkça öğrencilerin cebirsel konulardaki başarılarının arttığı ve cinsiyet değişkeni ile cebirsel konulardaki başarı arasında anlamlı ilişki bulunsa da bu ilişkinin zayıf olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak öğrencilerin cebirsel konularda kavramları, değişkenleri anlama, değişkenler arasındaki ilişkileri kullanarak genellemelere ulaşma ve bu genellemeleri farklı durumlara transfer edebilme noktasında oldukça zorlandıkları görülmektedir. Öğrencilerin üst düzey bilişsel süreçlerini geliştirecek öğrenme ortamlarının oluşturulması ve SOLO taksonomisi gibi öğrenmenin sadece niceliksel boyutuna değil niteliksel boyutuna da önem veren ölçme değerlendirme yaklaşımlarının benimsenmesi önerilmektedir.
Öğe
Gröbner tabanları ve lineer kodların temel parametreleri
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Cür, Cemile; Kavut, Seher Tutdere; Mete, Pınar
Değişmeli cebirin polinom halkaları, idealler, varyeteler ve Gröbner tabanları gibi temel kavram ve araçları, kodlama teorisindeki lineer kodların yapısını ve parametrelerini belirlemede önemli bir rol oynamaktadır. Bu tezde amaç, kodlama teorisinin bazı alanlarında uygulanabilecek olan Gröbner teoriye ait temel kavram ve yöntemleri tanıtmak, afin varyete ve afin kartezyen kodların temel özelliklerini incelemek, ve Gröbner tabanları kullanılarak elde edilen ayak izi (footprint) yönteminin, afin varyete kodlarının temel parametreleri olan uzunluk, boyut ve minimum uzaklığın belirlenmesindeki kullanımını ortaya koymaktır. Ayrıca, afin kartezyen kodların temel parametrelerine ilişkin, bahsi geçen yöntemin kullanılmasıyla literatürde elde edilen bazı sonuçlar incelenmektedir.
Öğe
Sürdürülebilir tarım uygulamalarında yeni nesil insektisit olarak boraksın ephestia kuehniella üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Gün, Nuray; Er, Aylin
Bu çalışmada, Ephestia kuehniella (Lepidoptera: Pyralidae) larvaları üzerinde boraksın toksik, gelişimsel, immünolojik ve antibakteriyel etkileri araştırıldı. Deneylerde farklı konsantrasyonlarda (5, 10, 25, 50, 100 ve 200 mg/mL) hazırlanan boraks çözeltileri son evre larvalara topikal olarak uygulandı. Toksisite analizleri sonucunda boraksın larvalar üzerinde öldürücü etki gösterdiği belirlendi ve LD₅₀ değeri 45.130 mg/mL olarak hesaplandı. Gelişim biyolojisi üzerine etkiler incelendiğinde, artan boraks konsantrasyonlarına bağlı olarak koza örme süresi, pupal periyot ve ergin öncesi gelişim süresinde anlamlı artışlar tespit edildi. Bu durum, boraksın larvaların gelişim hızını yavaşlattığını ve yaşam döngüsünü geciktirdiğini göstermektedir. Gelişim süresinin uzaması, zararlı popülasyonunun yeni nesiller oluşturma hızını azaltabileceğinden biyolojik mücadele açısından önemli bir avantaj sağlayabilir. Buna karşın puplaşma süresinde anlamlı bir değişim gözlenmemesi, boraksın gelişim sürecinin tüm evrelerini aynı düzeyde etkilemediğini düşündürmektedir. Ayrıca yüksek doz uygulamalarında ergin yaşam süresi, ergin ağırlığı ve toplam yumurta sayısında anlamlı azalmalar belirlendi. Boraksın bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerini değerlendirmek amacıyla toplam hemosit sayıları analiz edildi. 25 ve 50 mg/mL dozlarında hemosit sayısında artış gözlenirken, 100 ve 200 mg/mL dozlarında azalma meydana geldi. Bu durum, boraksın düşük dozlarda immün sistemi uyardığını, yüksek dozlarda ise baskıladığını gösterdi. Hemolenfin antibakteriyel aktivitesi disk difüzyon yöntemi ile değerlendirildi. Elde edilen sonuçlar, hem kontrol hem de boraks uygulanan gruplarda antibakteriyel aktivite bulunduğunu; boraks uygulaması sonrasında ise özellikle bazı bakterilere karşı inhibisyon zonlarının daha belirgin hale geldiğini gösterdi. Özellikle yüksek doz ve uzun süreli uygulamalarda Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli üzerinde daha belirgin inhibisyon zonları oluştuğu belirlendi. Bu bulgular, boraksın E. kuehniella üzerinde doz bağımlı olarak toksik, fizyolojik ve immünolojik etkiler oluşturduğunu gösterdi ve bor bileşiklerinin biyolojik mücadele açısından potansiyel taşıdığı değerlendirildi.
Öğe
İnternet estetiklerinde eşiktelik: Dreamcore ve Weirdcore örnekleri üzerinden kavramsal çözümleme modeli
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Ata, Burak; Ünlütürk, Mustafa Serhan; Altıner, Figen
İnternet estetikleri, dijital kültür içerisinde biçimlenen, toplumsal dönüşümleri yansıtan ve yeniden üreten bir estetik anlayış olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, kolektif deneyimler doğrultusunda değişen ve biçimlenen toplumsal yapıların ardındaki bilinçdışı ve yapısal unsurları imgeler aracılığıyla görünür kılan bir olgu olarak ele alınır. Bu unsurların çözümlenmesinde, Arnold van Gennep’in geliştirdiği ve antropolojik temele dayanan eşiktelik kavramı, dijital kültür bağlamında konumlanan özne ile bu öznenin içinde yer aldığı toplumsal yapı arasındaki ilişkiyi açıklayan temel bir kavramsal çerçeve olarak kullanılmaktadır. Böylece internet estetikleri, toplumsal yapıların ardında işleyen ve doğrudan görünür olmayan mekanizmaların eşiktelik bağlamında yeniden üretildiği ve deneyimlendiği bir mekânsal temsil alanı olarak konumlandırılmaktadır. Bu çalışma internet estetiği olgusunu, Dreamcore ve Weirdcore estetikleri üzerinden ele almaktadır. Ayrıca bu estetikler, soyut ve imgesel yapılarıyla internet estetiğinin temel dinamiklerini yalın biçimde yansıtmaları nedeniyle çalışmanın ilham kaynağı ve çıkış noktası olmuştur. Eşiktelik kavramı ise Arnold van Gennep ve Victor Turner’ın çalışmaları doğrultusunda ele alınmış ve nitel çözümleme yoluyla analitik şemalara ayrılmıştır. Bu şemalar doğrultusunda, görsellerin yorumlanmasına yönelik 13 terimden oluşan analitik çerçeve önerilmiştir. Araştırma sonucunda Dreamcore ve Weirdcore estetiklerinde, eşiktelik deneyimini vurgulayan dört temel örüntü saptanmıştır: izleyicinin mekân karşısında edilgen bir hareket sürecine yerleştirilmesi, ara bir konumda sabitlenmesi, rastlantısal olmayan ve seçilmiş göstergelerin üretimi, anlatının izleyici tarafından tamamlanması. Bu örüntüler, Dreamcore ve Weirdcore görsellerinin büyük bir bölümünde tekrar etmekte ve internet estetiği olgusunun, toplumsal dönüşümlerin ardında işleyen mekanizmaları nasıl görünür kıldığını anlamak için temel bir zemin sunmaktadır. Sonuç olarak bu çalışma, Dreamcore ve Weirdcore estetiklerinde gözlemlenen örüntüler aracılığıyla, eşiktelik kavramı çerçevesinde internet estetiklerinin toplumsal dönüşümlerin bilinçdışı ve yapısal unsurlarını mekânsal düzlemde görünür kıldığını ortaya koymuştur.
Öğe
Festival kalitesi, algılanan değer, kültürel aidiyet ve sadakat ilişkisi: Soküm unsuru olarak edirne kakava hıdırellez şenliklerine katılan ziyaretçiler açısından bir değerlendirme
(Balıkesir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Demir, Beste; Avcıkurt, Cevdet
Festivaller, farklı tema ya da temalar çerçevesinde organize edilen ve bireylerin sosyal, kültürel ve ekonomik yaşamında önemli bir rol oynayan etkinliklerdir. Bu etkinlikler, yalnızca eğlence sunmakla kalmayıp aynı zamanda yerel kültürlerin tanıtılması, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasında da önemli bir işlev üstlenmektedir. Bu araştırmada Edirne Kakava-Hıdırellez Şenlikleri’ne katılan ziyaretçilerin festival kalitesi, algılanan değer, kültürel aidiyet ve sadakat değişkenleri arasındaki ilişkileri SOR Teorisi çerçevesinde incelenmiştir. Araştırma kapsamında festival kalitesi uyarıcı, algılanan değer ve kültürel aidiyet organizma, sadakat ise tepki olarak değerlendirilmiştir. Araştırma verileri 3-6 Mayıs 2025 tarihlerinde Edirne Kakava-Hıdırellez Şenlikleri’ne katılan 456 ziyaretçiden elde edilmiştir. Araştırma sonucunda festival kalitesi boyutlarından program ve festival alanının algılanan değer üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Festival kalitesi boyutları ile sadakat arasındaki ilişki incelendiğinde ise sadece program boyutunun sadakat üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu görülmüştür. Son olarak festival kalitesi boyutlarının kültürel aidiyet üzerinde etkisi incelenmiş bilgi, yiyecek ve hediyelik eşya ile festival alanı boyutlarının kültürel aidiyet üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın bir diğer sonucu ise algılanan değer ve kültürel aidiyetin sadakat üzerinde anlamlı bir etkisi olduğunu göstermektedir. Bulgular genel olarak değerlendirildiğinde, festival kalitesinin ziyaretçi deneyimini şekillendiren temel unsur olduğu, bu deneyim sonucunda oluşan algılanan değer ve kültürel aidiyet duygusunun ise ziyaretçi sadakatinin oluşmasında belirleyici rol oynadığı görülmektedir. SOR teorisinin festival deneyimini açıklamada kullanılabilecek uygun bir kuramsal çerçeve sunduğunu ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları doğrultusunda farklı gruplara yönelik öneriler geliştirilmiştir.