Balıkesir Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Balıkesir, Balıkesir Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.



 

Güncel Gönderiler

Öğe
Inula viscosa (L.) Aiton bitkisinin fitokimyasal analizi ve biyolojik aktivitelerinin araştırılması
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Berber, Çiğdem; Kılıç, Turgut
Bu çalışma, Inula viscosa (L.) Aiton bitkisinin toprak üstü kısımlarının fitokimyasal incelenmesini; bitki ekstrelerindeki toplam fenolik/antosiyanin içerikleri, fenolik bileşenleri, antioksidan ve antimikrobiyal aktivitelerinin değerlendirilmesini amaçlamaktadır. GC-MS yöntemiyle analiz edilen I. viscosa uçucu yağında toplam 74 bileşen tespit edilmiş, en baskın ana bileşenin %10,60 oranı ile bir oksijenli seskiterpen olan (Z)-α-transbergamotol olarak belirlenmiştir. Hazırlanan hekzan (IVH), aseton (IVA), metanol (IVM) ile direkt petrol eteri (DIVPE), direkt aseton (DIVA), direkt metanol (DIVM), dekoksiyon (IV-def) ve infüzyon (IV-inf) ekstrelerinin sekonder metabolit profilleri LC-MS/MS yöntemi ile analiz edilerek toplam 33 bileşen tanımlanmıştır. Tüm ekstrelerde baskın bileşenlerin ramnositrin (%60-86) ve nepetin-7-glikozit (%5-15) olduğu saptanmıştır. Ayrıca, toplam fenolik madde içeriği en zengin ekstrenin IVA (3838,16 mg/kg) olduğu belirlenmiştir. Toplam fenolik madde miktarı Folin-Ciocalteu yöntemiyle, toplam antosiyanin içeriği ise pH-diferansiyel metoduyla belirlenmiştir. Analizler sonucunda, toplam fenolik içeriği en zengin ekstrenin IVM (702,2 ± 0,12 mg GAE/g) olduğu, toplam antosiyanin miktarı en yüksek içeriğin ise IVA ekstresi (0.465± 0.001 siyanidin-3-glukozit eşdeğeri) olduğu saptanmıştır. Ayrıca bitkiden toplam 4 bileşik (inuviskolit, tomentosin, karabron ve pulişalkonoit C) izole edilmiş ve yapıları NMR (1H-NMR, 13C-NMR, COSY, HMQC, HMBC) teknikleri ile aydınlatılmıştır. Ekstrelerin antioksidan kapasiteleri DPPH (2,2-difenil-1-pikrilhidrazil) radikal giderme, bakır (II) iyonu indirgeme antioksidan kapasitesi (CUPRAC) ve demir (III) indirgeyici antioksidan güç tayini (FRAP) yöntemleriyle değerlendirilmiştir. DPPH ve CUPRAC testlerinde en yüksek antioksidan aktiviteyi IVM ekstresi, FRAP testinde ise IV-def ve IVinf örnekleri göstermiştir. Ekstrelerin antioksidan potansiyellerinin toplam fenolik içerikleriğle doğru orantılı olduğu saptanmıştır. Antimikrobiyal çalışmalar; ekstrelerin gram-pozitif bakteri ve fungal türlere karşı etkili, gram-negatif bakterilere karşı ise direnç gösterdiğini kanıtlamıştır. Özellikle orta ve yüksek polariteli ekstrelerin daha yüksek inhibitör aktivite sergilediği görülmüştür. Sonuç olarak, I. viscosa ekstrelerinin zengin fenolik içerikleriyle güçlü antioksidan ve antimikrobiyal potansiyel taşıdığı saptanmıştır.
Öğe
Öğretmen adaylarının K12 matematik alan becerilerinin incelenmesi
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Gökkaya, İbrahim; Uyangör, Sevinç Mert
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde matematik öğretim programları beceri temelli bir anlayışla yeniden yapılandırılmış ve K12 matematik alan becerileri programın temel bileşenlerinden biri olarak tanımlanmıştır. Bu araştırmanın amacı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Matematik Dersi Öğretim Programlarında yer alan K12 matematik alan becerilerinin program içerisindeki dağılımını incelemek ve matematik öğretmeni adaylarının bu becerilere yönelik öz-yeterlik düzeylerini belirlemektir. Araştırmada matematiksel muhakeme, matematiksel problem çözme, matematiksel temsil, veri ile araştırma ve veriye dayalı karar verme ile matematiksel araç ve teknoloji kullanımı becerileri ele alınmıştır. Araştırma, doküman incelemesi ile nicel araştırma yaklaşımlarından ilişkisel tarama deseninin birlikte kullanıldığı iki aşamalı bir yapı ile yürütülmüştür. Araştırma grubunu Marmara Bölgesi’nde bulunan bir devlet üniversitesinin İlköğretim Matematik Öğretmenliği ve Ortaöğretim Matematik Eğitimi programlarında öğrenim gören 100 öğretmen adayı oluşturmaktadır. İlk alt problem kapsamında ortaokul ve lise matematik dersi öğretim programlarındaki öğrenme çıktıları, beş matematik alan becerisinin temalara ve sınıf düzeylerine göre dağılımını belirlemek üzere doküman incelemesiyle çözümlenmiştir. Nicel boyutta öğretmen adaylarının matematik alan becerilerine yönelik öz-yeterlik düzeylerini belirlemek amacıyla beş farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız örneklem t-testi ve Welch ANOVA testi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda matematik alan becerilerinin öğrenme çıktıları içerisinde yer aldığı ve programda farklı yoğunluklarda temsil edildiği belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının özyeterlik düzeylerinin genel olarak yüksek olduğu; en yüksek düzeyin matematiksel muhakeme, en düşük düzeyin ise matematiksel problem çözme becerisinde olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet ve program türüne göre anlamlı farklılık bulunmazken, sınıf düzeyine göre tüm beceri alanlarında anlamlı farklılıklar belirlenmiştir. Bulgular, matematik alan becerilerinin öğretmen yetiştirme programlarında bütüncül biçimde ele alınmasının ve sınıf düzeylerine göre gözlenen öz-yeterlik farklılıklarının dikkate alınmasının önemine işaret etmektedir.
Öğe
Kolon kanseri modelinde interferon-gama (IFN‐y)’nın karbonik anhidraz III (CAIII) gen ekspresyonuna etkisinin belirlenmesi
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Müzellefoğlu, Aslınur.; Köçkar, Feray; Okuyan, Derya
Kolorektal kanser, tümör mikroçevresi ile bağışıklık sistemi arasındaki etkileşimlerin hastalığın gelişimi ve progresyonunda önemli rol oynadığı invaziv bir kanser türüdür. Bu süreçte IFN-γ, JAK/STAT başta olmak üzere farklı sinyal yolaklarını aktive ederek tümör hücreleri üzerinde antitümöral veya protümöral etkiler oluşturabilen temel immün düzenleyici sitokinlerden biridir. Karbonik anhidraz III (CAIII) ise hücresel pH homeostazı ve oksidatif stres yanıtında görev alan bir izoenzimdir. CAIII ekspresyonunun farklı büyüme faktörleri ve inflamatuvar sitokinler tarafından düzenlendiği bilinmesine rağmen IFN-γ'nın CAIII üzerindeki etkisi ve bu düzenlemede rol oynayan moleküler mekanizmalar henüz açıklığa kavuşturulamamıştır. Bu tez çalışmasında, kolon kanser modelinde IFN-γ'nın CAIII gen ekspresyonuna katkısı incelenmiş olup, oluşan etkinin hangi sinyal iletim sistemi tarafından gerçekleştirildiği ortaya çıkarılmıştır. İlk olarak, MTT testi ile IFN-γ'nın 20 ng/mL dozda HT-29 hücreleri üzerine proliferatif bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Promotör analizlerinde bazal aktivitenin 48. saatte P4 (-939/+86), 72. saatte ise P2 (- 236/+86) konstraktında en yüksek olduğu belirlenirken, IFN-γ uygulamasının özellikle P2, P3 ve P4 promotör aktivitelerini baskıladığı saptanmıştır. Ayrıca IFN-γ uygulamasının CAIII mRNA ve protein ekspresyonunu baskıladığı, bu düzenlemede p38 MAPK, MEK/ERK ve PI3K sinyal yolaklarının rol aldığı belirlenmiştir. Fonksiyonel analizlerde CAIII aşırı ekspresyonunun proliferasyon, yara iyileşmesi ve koloni oluşturma kapasitesini artırdığı, IFN-γ uygulamasının ise bu etkileri baskıladığı saptanmıştır. Ayrıca Flow Sitometri analizleri ile IFN-γ'nın apoptozu indüklediği, CAIII aşırı ekspresyonunun ise bu apoptotik yanıtı kısmen azalttığı gösterilmiştir. Sonuç olarak, elde edilen bulgular CAIII'ün kolorektal kanserde IFN-γ ile ilişkili yeni bir düzenleyici hedef olabileceğini ortaya koymakta ve CAIII-IFN-γ ekseninin gelecekte immün yanıt ve hedefe yönelik tedavi stratejileri açısından araştırılmasına temel oluşturmaktadır.
Öğe
Matematik öğretmen adaylarının yapay zekâ destekli sohbet botu kullanım sürecindeki profesyonel fark etme yanıtlarının incelenmesi
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Eroğlu,Özlem; Akyüz, Gözde
Bu araştırmanın amacı, araştırmacı tarafından geliştirilen ve Poe adlı yapay zekâ platformu üzerinde yapılandırılan NOTIMATH sohbet botuyla yürütülen uygulamalarda beş matematik öğretmen adayının üslü ve köklü gösterimler bağlamındaki profesyonel fark etme süreçlerini, yazılı yanıtları ve görüşleri üzerinden incelemektir. Araştırma, nitel araştırma yaklaşımına uygun olarak iç içe geçmiş tek durum çalışması şeklinde yürütülmüştür. Araştırmada incelenen durum, beş son sınıf matematik öğretmen adayının NOTIMATH kullanım sürecidir. Öğretmen adaylarının her biri iç içe geçmiş analiz birimi olarak ele alınmıştır. Veriler, iki uygulamada yedi senaryoya verilen açık uçlu yanıtlar, NOTIMATH sohbet kayıtları ve uygulama öncesi ile birinci uygulama sonrası görüşmelerden elde edilmiştir. Uygulama yanıtları profesyonel fark etme çerçevesindeki dikkate alma, yorumlama ve öğretimsel karar verme becerilerine göre analiz edilmiştir. Görüşme verilerinde ise kuramsal çerçeveye dayalı içerik analizi kullanılmıştır. Birinci uygulamada tek yanıt ve tek geri bildirim, ikinci uygulamada çoklu yanıt ve çoklu geri bildirim yapısı kullanılmıştır. Bu nedenle iki uygulamadaki yanıtlar eşdeğer ön test ve son test ölçümleri olarak değerlendirilmemiştir. Bulgular, ikinci uygulamadaki son yanıtların genel olarak daha ayrıntılı, gerekçeli ve öğrenci düşüncesine dayalı olduğunu göstermiştir. Birinci uygulamada yorumlama becerisinde sağlam kanıt düzeyinde yanıt bulunmazken ikinci uygulamada bu düzeyde yanıtlar görülmüştür. Öğretimsel karar verme becerisinde ise somut ve gerekçeli öğretimsel hamle oluşturma güçlüğü devam etmiştir. Görüşmelerde öğretmen adaylarının öğrenci düşüncesine odaklanma, hataların kaynaklarını sorgulama ve öğretimsel önerilerini gerekçelendirme konusunda daha ayrıntılı açıklamalar yaptıkları görülmüştür. Ancak aynı senaryoların iki kez kullanılması, önceki uygulama deneyimi ve ikinci uygulamadaki çoklu geri bildirim yapısı nedeniyle uygulamalar arasındaki farklılıklar yalnızca NOTIMATH'in etkisi olarak değerlendirilmemiştir. Sonuçlar, incelenen senaryolara verilen yazılı yanıtlarla sınırlıdır. Araştırma sonucunda NOTIMATH'in, bu bağlamda öğretmen adaylarının profesyonel fark etme yanıtlarını yeniden düşünmelerini ve ayrıntılandırmalarını destekleyen bir uygulama ortamı sunduğu belirlenmiştir.
Öğe
Beypazarı (Ankara) kuzeybatısındaki orta–geç miyosen sedimanter istifinin sedimantolojisi, jeokimyasal özellikleri, trona oluşumu ve çözelti madenciliği uygulamaları
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Kayhan, Hasan Eser; Bircan, Cüneyt; Aydoğan, Mustafa Selman
Beypazarı (Ankara) Havzası, dünya ölçeğinde ekonomik öneme sahip trona yatakları nedeniyle Türkiye’nin önemli Neojen gölsel havzalarındandır. Bu çalışmada, havzanın kuzeybatısında yüzeylenen ve sondajlarla izlenen Orta Miyosen–Pliyosen yaşlı istifin stratigrafik, sedimantolojik, palinolojik ve jeokimyasal özellikleri incelenmiştir. Çökelme ortamları ve havza evrimi değerlendirilmiştir. Ayrıntılı litostratigrafik birimler tanımlanmış, petrografik incelemeler yapılmıştır. Organik maddece zengin seviyelerde palinolojik, sondaj karotlarında ise tüm kaya analizleri gerçekleştirilmiştir. Sedimantolojik veriler; alüviyal yelpaze, akarsu, bataklık, kıyısal göl, açık göl, derin göl ve evaporitik göl ortamlarını temsil eden litofasiyes ve fasiyes topluluklarını ortaya koymuştur. Palinolojik bulgular, havza çevresinde zengin karasal bitki örtüsünün bulunduğunu ve gölsel–bataklık sistemlerin çökelim boyunca sürdüğünü göstermektedir. Eu/Eu*, Sc/Nb, Th/Sc, Th/U ve Zr/Sc oranları, sedimanların ağırlıklı olarak felsik-ortaç kaynaklardan beslendiğini göstermiştir. ICV değerleri (>0.84) sedimanların olgunlaşmamış olduğunu, ortalama 13.75 olan düşük CIA değerleri ise kaynak alanlarda düşük-orta dereceli kimyasal ayrışmayı belirtmektedir.Sr/Ba, V/(V+Ni) ve Ceanom. göstergeleri, Hırka Formasyonu’nda yüksek tuzluluk ile anoksik ve kısmen öksinik koşulların geliştiğini göstermektedir. Düşük Nd içerikleri tronanın hızlı çökelimini, orta Nd içerikleri ise havza kayaçlarında orta şiddette sedimantasyonu işaret etmektedir. Örnekler Mg bakımından zengin kloritik alterasyon göstermektedir. Bulgular, çökelme sırasında alkali göl koşullarının egemen olduğunu ve organik madde korunumu için uygun paleoçevresel şartların geliştiğini ayrıca desteklemektedir. Beypazarı Havzası, Neojen boyunca tektonik kontrollü intramontan bir havza olarak gelişmiştir. Erken evrelerde karasal kırıntılı sistemler, ardından derin alkali göl, son aşamada evaporitik ortamlar egemen olmuştur. Trona oluşumu; evaporasyon, tektonik kontrol, göl seviyesi değişimleri, volkanik katkılar ve göl suyunun jeokimyasal evriminin ortak etkisiyle gerçekleşmiştir. Bu süreçler, havzanın çok evreli çökelme geçmişini ve ekonomik potansiyelini birlikte açıklamaktadır.