Balıkesir Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Balıkesir, Balıkesir Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Eğitim fakültesi öğrencilerinin yükseköğretime güven ve psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkinin incelenmesi
(Balıkesir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Aktan, Nilgün; Güneş, Ahmet Melih
Bu çalışmanın amacı yükseköğretim öğrencilerinin yükseköğretime güven
düzeyleri ile psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırma
korelasyonel yordayıcı desene uygun olarak planlanmıştır. Araştırmada tabakalı
örneklem kullanılmış ve eğitim fakültesinde öğrenim gören dört ayrı bölümde öğrenci
olan 360 yükseköğretim öğrencisinden veri toplanmıştır. Öğrencilerin yükseköğretime
güven algısını belirlemek için 14 maddelik likert ölçek kullanılmıştır. İyi oluş
düzeyinin belirlenmesi için sekiz maddeden oluşan yedili bir likert ölçeği
uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre yükseköğretim öğrencilerinin güven
düzeyleri ile iyi oluş düzeyleri arasından düşük ama anlamlı bir ilişki olduğu
belirlenmiştir. Öğrencilerin yükseköğretime güven düzeyleri ve iyi oluş düzeyleri
cinsiyet, sınıf ve bölüme göre anlamlı farklılık göstermemektedir.
Modern Suriye mehcer edebiyatında vatan imgesi
(Balıkesir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Abdulhalik, Yaser; Motava, Hesham
Bu çalışma, modern Suriye Mehcer Edebiyatında vatan imgesini incelemiştir. Çalışma, Son yıllarda Suriye toplumunun yaşadığı siyasal ve toplumsal dönüşümler bağlamında, insanî deneyim ile edebî bilinç arasındaki derin etkileşimi yansıtan temel meselelerden biri olarak ele almaktadır. Araştırma, Suriye göç edebiyatının yalnızca ulusal edebiyatın coğrafi sınırlar dışındaki bir uzantısı olmadığını; aksine yazarların, bireysel özlem ile kolektif hafızanın iç içe geçtiği, duygusal ve siyasal boyutların sanatsal bir yapı içinde birleştiği sembolik bir vatan tasavvurunu yeniden inşa ettikleri özgün bir yaratıcı bilinç alanı oluşturduğunu ileri sürmektedir.
Araştırma, kuramsal çerçevesini edebî imge kavramı üzerine inşa etmekte; bu kavramı geleneksel benzetme sınırlarını aşan, dilsel ve sembolik araçlarla kurulan bütüncül bir estetik yapı olarak değerlendirmektedir. Bunun yanında göç edebiyatı, deneyiminin bir ürünü olarak ele alınmakta; gerçeklik ile hafıza, kaybedilen vatan ile hayal edilen vatan arasındaki gerilimler bu bağlamda incelenmektedir. Araştırma Öte yandan, Suriye’nin tarihsel coğrafi ve siyasi arka planına dayanarak, bu çeşitliliğin yazarların edebî hayal dünyasında vatan imgesinin oluşumuna nasıl katkı sağladığını ortaya koymaktadır.
Uygulamalı bölümde ise vatan imgesi üç temel edebî tür üzerinden incelenmektedir: roman, şiir ve kısa hikâye. Romanlarda vatan, geçmiş ile şimdi arasında kurulan çok yönlü bir anlatı içerisinde, kolektif hafızanın bir yansıması olarak ortaya çıkmakta; mekân ise anlatının merkezî bir unsuru hâline gelmektedir. Şiirde vatan imgesi, yoğun sembolizm ve duygusal anlatım aracılığıyla ifade edilmekte; özlem, güçlü bir estetik enerjiye dönüşmekte ve doğa unsurları vatanın yerini alan semboller olarak kullanılmaktadır. Kısa hikâyede ise vatan, gündelik hayatın küçük ayrıntıları ve yoğun anlatım teknikleri aracılığıyla temsil edilmekte; bireysel deneyimin derinliği çarpıcı ve etkili bir biçimde yansıtılmaktadır.
Araştırma sonuçları, modern Suriye göç edebiyatında vatan imgesinin sabit ve tek boyutlu olmadığını; aksine özlem ile kayıp, ideal ile eleştiri, geçmiş ile şimdi arasında değişkenlik gösteren çok yönlü bir yapı sergilediğini ortaya koymaktadır. Bunun yanı sıra edebî türler arasındaki farklılıkların, vatanın temsil biçimlerini çeşitlendirdiği ve bu sayede göç deneyiminin karmaşıklığını yansıtan zengin bir imge ağı oluşturduğu görülmektedir.
Sonuç olarak, modern Suriye göç edebiyatı vatanı yalnızca tasvir etmekle kalmamış, onu coğrafi sınırları aşan, hafıza ve duygular içinde var olan sembolik bir alana dönüştürmüştür. Bu yönüyle vatan, kimlik, aidiyet ve insanın mekânla kurduğu ilişkinin merkezinde yer alan çok yönlü bir kavram olarak yeniden tanımlanmıştır.
Yeşil hidrojenin Türkiye’nin enerji geleceğindeki rolü
(Balıkesir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Atılgan, Cansu; Türköz, Kumru
Fosil yakıt kullanımının iklim değişikliği ve çevresel bozulmanın
katalizörlerinden biri olması sebebiyle enerji dönüşümü küresel ölçekte zorunlu hale
gelmiştir. Bu enerji dönüşümünde, çevreye zarar vermeyen ve fosil yakıtların yerini
alabilecek potansiyele sahip olması nedeniyle son yıllarda yeşil hidrojen ön plana
çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında, Türkiye’nin enerji geleceğinde yeşil hidrojenin
rolünü araştırmak hedeflenmiştir. Çalışmada ilk aşamada, 1988-2024 döneminde
Türkiye sanayi sektöründeki doğalgaz tüketimi ile doğalgaz fiyatı, sanayi üretim
endeksi ve yenilenebilir enerji kurulu gücü arasındaki ilişki Gecikmesi Dağıtılmış
Otoregresif Sınır Testi (Autoregressive Distributed Lag Bound Test [ARDL])
yaklaşımıyla analiz edilmiştir. Ampirik bulgular, değişkenler arasında bir
eşbütünleşme ilişkisinin bulunduğunu ve doğalgaz tüketimi üzerinde kısa dönemde
fiyat ve sanayi üretiminin, uzun dönemde ise yalnızca sanayi üretiminin anlamlı bir
etkisi olduğunu göstermiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında, Türkiye’nin net sıfır
emisyon hedefinin bulunduğu 2053 yılına kadar sanayi doğalgaz tüketimi tahmin
edilerek bu dönemde hem doğalgazdan hem de emisyonlardan sağlanabilecek
tasarruf miktarları hesaplanmıştır. Buna göre, 2030 yılına kadar sanayi sektöründe
yeşil hidrojenin doğalgazın %5’ini ikame etmesi durumunda yaklaşık 5,1 milyon
TEP doğalgaz ve 12,7 milyon ton CO2; 2030–2053 döneminde ise yeşil hidrojenin
doğalgazın %10’unu ikame etmesi hâlinde yaklaşık 70,6 milyon TEP düzeyinde
doğalgaz ve 176,6 milyon ton CO2 düzeyinde emisyon tasarrufu sağlanabileceği
öngörülmektedir.
Ampirik bulgular, dünya genelinde enerji dönüşümünde uygulanabilirliği
hızla ilerleyen yeşil hidrojenin, net sıfır emisyon hedeflerini karşılama açısından
Türkiye için de önemli bir fırsat olarak değerlendirilebileceğini göstermektedir. Yeşil hidrojen ekosisteminin güçlendirilmesi için atılacak adımlar, iklim değişikliği ile
mücadelenin yanı sıra fosil yakıt bağımlılığının azaltılması, enerji arz güvenliğinin
güçlendirilmesi ve sürdürülebilirlik hedeflerine de katkı sağlama potansiyeline
sahiptir.
Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze kamu yönetiminde şikâyet mekanizması
(Balıkesir Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2026) Ağan, Emine Nihal; Bozatay, Şeniz Anbarlı
Tarih boyunca Türk devletlerinde adalet kavramına her zaman önem
verilmiştir. Öyle ki devletin mevcudiyetini sürdürmesinin temelinde, devletin ve
devleti yönetenlerin adaletli olması gerektiği anlayışı bulunmaktadır. Adaletin halk
nezdinde gerçekleşmesini sağlayan olgu ise şikayet mekanizmasıdır. Şikayet
mekanizması ile halk, devletin yönetimi ile ilgili hoşnutsuz olduğu hususları, hak
ihlali yaşadığı durumları devlete bildirerek hakkını aramaktadır. Devlet ise halkın
şikayetlerini inceleyerek haksız bir durum tespit ettiğinde bu haksızlığın ortadan
giderilmesine yönelik çalışmaktadır. Diğer yandan devlet, kendisine iletilen
şikayetler aracılığı ile toplumda neler olup bittiği ile ilgili bilgi almakta, bir bakıma
halkın nabzını tutmaktadır. Bunun yanında toplumun aksayan yönlerini tespit
etmekte ve buna yönelik politika geliştirmektedir. Ayrıca var olan politikalarını da
şikayet mekanizması aracılığı ile sorgulamaktadır. Dolayısıyla şikayet
mekanizmasının hem halk, hem de devlet yönünden çift yönlü bir işleyişi
bulunmaktadır.
Bu çalışmada, ilk olarak Türk devlet geleneğinde yöneten-yönetilen
bağlamında adalet ilkesi incelenmiştir. Daha sonra Osmanlı İmparatorluğu ve
günümüz şikayet mekanizmalarını daha iyi analiz edebilmek adına İslamiyet Öncesi
Türk Devletleri ve Türk-İslam Devletlerinde şikayet mekanizmasının işleyişine yer
verilmiştir. Ardından Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin
başlangıcından günümüze kadar olan süreçte ve günümüz dâhil adalet anlayışı ve
şikayet mekanizmaları kronolojik olarak incelenmiştir. Şikayet mekanizmalarının
işleyişinin kamu yönetimine ve vatandaşlara katkısı, bu mekanizmaların kamu yönetimindeki rolü değerlendirilmiştir.
Manyetik sorbent kullanılarak Cu²⁺ iyonlarının ayrılması ve önderiştirilmesi için yeni bir analitik yöntem geliştirilmesi
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Temel, Kamil Ender; Tokay, Feyzullah
Bu çalışmada, Co2+ ve Fe3+ kullanılarak Fe2CoO4 manyetik parçacıkları sentezlenmiş ve daha
sonra dimetil glioksim ile ilk kez modifiye edilerek (Fe2CoO4-DMG) doğal su örneklerinden
Cu(II) iyonlarının önderiştirilmesi amacıyla kullanılmıştır. Sentezlenen manyetik sorbentin
karakterizasyonu ve morfolojik özelliklerinin incelenmesi sırasıyla FTIR ve taramalı elektron
mikroskobu (SEM) ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, Cu(II) iyonlarının tayini FAAS
kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
Geliştirilen bu yöntemde, Cu(II) iyonlarının sorpsiyon ve elüsyon işlemlerinde etkili olan pH,
sorpsiyon süresi, sorbent kütlesi, elüsyon çözeltisinin derişimi, elüsyon çözelti hacmi ve
elüsyon süresi parametreleri Box-Behnken Dizayn (BBD) optimizasyon yöntemi ile optimize
edilmiştir. Cu(II) iyonlarının ayrılması ve önderiştirilmesi için optimize edilen koşullar;
sorpsiyon için pH 4,86, sorpsiyon süresi 41 dk, sorbent kütlesi 300 mg ve elüsyon için elüsyon
çözeltisi 0,58 M HCl+ %1 tiyoüre, elüsyon süresi 60 dk, elüsyon hacmi 5,7 mL olarak
belirlenmiştir.
Geliştirilen yöntemde, Cu(II) iyonları için gözlenebilme sınırı (LOD) ve tayini sınırı (LOQ)
sırasıyla 0,07 ve 0,25 olarak belirlenmiştir. Yöntemin doğruluk ve kesinliği için standart
referans madde analizi gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, SRM için % geri kazanım değeri %86,6
ve %95 olarak tespit edilmiştir.
Yöntemin uygulanabilirliği, içine bilinen derişimde Cu(II) katılmış (spiked) ve katılmamış
(unspiked) doğal su numunelerinin analizi ile kanıtlanmıştır. Bu kapsamda, çeşme suyu,paketli
içme suyu,maden suyu ve makyaj temizleme suyu örneklerinin analiz gerçekleştirilmiş ve
içerisine Cu(II) iyonu katılmış örnekler için geri kazanımlar %42- %101 arasında bulunmuştur.




















