Balıkesir Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi

DSpace@Balıkesir, Balıkesir Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.



 

Güncel Gönderiler

Öğe
Kampüs binalarında çatı üzeri fotovoltaik sistemlerin enerji ve ekonomik analizi
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Kartalcı, Sevda; Akyol, Tuğrul; Dölçek, Ayşe Özdoğan
Üniversite kampüslerinde artan elektrik tüketimi, enerji maliyetlerinin yükselmesi ve sürdürülebilir enerji hedefleri doğrultusunda yenilenebilir enerji kaynaklarının etkin kullanımına duyulan ihtiyaç, çatı üzeri fotovoltaik sistemlerin uygulanabilirliğinin değerlendirilmesini önemli hale getirmiştir. Bu çalışmada, Balıkesir Üniversitesi Çağış Yerleşkesinde bulunan Rektörlük Binası örnek uygulama alanı olarak seçilmiş ve çatı üzerine kurulması planlanan şebekeye bağlı fotovoltaik sistemin enerji ve ekonomik performansı incelenmiştir. Fotovoltaik sistemin bina enerji ihtiyacını karşılama düzeyinin belirlenebilmesi amacıyla binanın yıllık ısıtma ve soğutma enerji ihtiyaçları İZODER TS 825 Hesap Programı ile hesaplanmış, fotovoltaik sistem ise PVsyst 8.1.4 yazılımında modellenmiştir. Ayrıca ortak orta gerilim aboneliğine ait elektrik tüketim verileri analiz edilerek sistemin enerji katkısı ve ekonomik uygulanabilirliği değerlendirilmiştir. Simülasyon sonuçlarına göre sistemde 418 adet monokristal fotovoltaik modül ve iki adet string invertör kullanılmış, yaklaşık 245 kWp kurulu güç için yıllık 332.673 kWh elektrik üretimi ve %81,4 performans oranı elde edilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda sistemin Rektörlük Binasının elektrik tüketiminin önemli bir bölümünü ve soğutma amaçlı elektrik tüketiminin büyük kısmını karşılayabileceği belirlenmiştir. Ekonomik analiz sonuçları, yatırımın yaklaşık 5,8 yıllık geri ödeme süresine sahip olduğunu ve uzun vadede ekonomik açıdan kârlı bir yatırım olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca sistemin işletme ömrü boyunca karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sağlayacağı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, çatı üzeri fotovoltaik sistemlerin üniversite kampüslerinde enerji maliyetlerinin azaltılması, çevresel sürdürülebilirliğin desteklenmesi ve yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılması açısından uygulanabilir bir çözüm sunduğunu göstermektedir.
Öğe
Kimyasal gösterimler üzerine sistematik literatür incelemesi
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Ünlü, Dilara; Yıldırır, Hasene Esra
Bu çalışma, 2003 ile 2025 yılları arasında kimya eğitiminde kimyasal temsiller üzerine yapılan ampirik araştırmaları sistematik olarak gözden geçirmeyi amaçlamaktadır. ERIC, Scopus ve Web of Science veri tabanlarında yapılan aramalar sonucunda, dahil edilme kriterlerini karşılayan 77 makale, YÖK Tez veri tabanından da 8 lisansüstü çalışma belirlenmiştir. PRISMA yönergelerine uygun olarak, makaleler yayın yılı, ülke, dergi, yöntem, örnek, veri toplama ve analiz araçları, kimya konusu, araştırma amacı, sonuçlar ve öneriler açısından kodlanmış ve analiz edilmiştir. Bulgular, makalelerin özellikle 2017'den sonra arttığını, tezlerin ise en çok 2023 yılında yapıldığı, en çok çalışmanın yapıldığı ülkenin Amerika Birleşik Devletleri olduğunu, tezlerin ise en çok Balıkesir ilinde yayımlandığı ve en sık çalışılan konuların kimyasal bağlanma ve organik kimya olduğunu göstermektedir. İncelenen makalelerde, yarı deneysel desen ve varyans analizlerinin baskın olduğu, nitel ve karma yöntem çalışmalarının ise daha az yaygın olduğu tezler de ise nitel yöntemin baskın olduğu belirlenmiştir. Makalelerde veri toplama aracı olarak en çok başarı ve kavram testlerinin kullanıldığı, tezler de ise en çok görüşme formu kullanıldığı görülmüştür. Makalelerde veri analizi olarak, en çok makalelerde parametrik testlerin, tezlerde ise içerik analizinin kullanıldığı belirlenmiştir. Araştırma amaçları incelendiğinde, araştırmacıların öncelikle farklı öğretim yöntemlerinin etkilerini araştırmaya ve öğrenci/öğretmen özelliklerini belirlemeye odaklandıkları görülmüştür. Sonuçlara bakıldığında, makalelerde ve tezlerde çoklu temsillerin kavramsal anlayış ve temsili yeterlilik üzerindeki olumlu etkiler vurgulanmıştır. Makalelerde, temsiller arasındaki geçişlerin açık bir şekilde öğretilmesi ve görselleştirme araçlarının kullanımı üzerine odaklanılması gerektiği, tezler de ise ders kitaplarındaki görsellerin üçlü temsil türüne göre zenginleştirilmesi önerilmektedir. Sonuç olarak, bu inceleme kimyasal temsillerle ilgili literatüre kapsamlı bir bakış açısı sunarak hem araştırmacılar hem de uygulayıcılar için gelecekteki araştırmalara rehberlik edecek değerli bilgiler sağlamaktadır.
Öğe
Yetişkin bireylerin ekolojik okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi: Balıkesir örneği
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Uludağ, Şeyma Bursa; Özgür, Sami
Bu araştırmanın amacı, Balıkesir ilinde yaşayan yetişkin bireylerin ekolojik okuryazarlık düzeylerini belirlemek ve bu düzeylerin cinsiyet, yaş ve meslek değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Nicel araştırma yaklaşımıyla yürütülen araştırmada betimsel ve ilişkisel tarama modeli benimsenmiş; örneklemi uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen 400 yetişkin birey oluşturmaktadır. Veriler, Haktanır vd. (2024) tarafından geliştirilen Yetişkinler İçin Ekolojik Okuryazarlık Ölçeği ile toplanmış ve SPSS 27.0 programıyla analiz edilmiştir. Normallik analizleri doğrultusunda EKOY farkındalık Ölçeği, Bilgi Testi (2) ve ekolojik okuryazarlık puanları için parametrik testler; EKOY Bilgi Testi (1) bölümü için non-parametrik testler uygulanmıştır. Bulgular, katılımcıların ekolojik okuryazarlık puan ortalamasının yüksek düzeye yakın olduğunu ortaya koymaktadır. Cinsiyet ve meslek değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık saptanmazken yaş grupları arasında anlamlı farklılık belirlenmiş; 19- 25 ile 31-35 yaş grupları arasındaki fark hem ekolojik okuryazarlık hem de farkındalık bölümünde istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ekolojik okuryazarlık toplam puanı ile alt boyutlar arasındaki ilişki incelendiğinde; farkındalık boyutunun toplam puanla güçlü, bilgi boyutlarının (Bilgi 1 ve Bilgi 2) ise sırasıyla zayıf ve orta düzeyde pozitif ilişki gösterdiği saptanmıştır. Sonuç olarak farkındalık bölümünün bilgi bölümlerine kıyasla daha baskın olduğu, çevre eğitiminde bilgi bölümünü güçlendirecek sistematik yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğu değerlendirilmektedir.
Öğe
Öğretmenlerin teknoloji yeterliği öz-değerlendirmeleri ve dijital veri güvenliği farkındalıkları
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Uzunoğlu, Öznur; Öztürk, Gülcan
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin teknoloji yeterliği öz-değerlendirmeleri ile dijital veri güvenliği farkındalıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Keşfedici korelasyonel araştırma modelinde tasarlanan çalışmanın örneklemini devlet okullarında görev yapan 307 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verileri, kişisel bilgi formu, “21. Yüzyıl Öğrenmeleri için Teknoloji Yeterliği Öz-Değerlendirme Ölçeği” ve “Dijital Veri Güvenliği Farkındalık Ölçeği” kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin teknoloji yeterliği öz-değerlendirmelerinin ve dijital veri güvenliği farkındalıklarının yüksek düzeyde olduğu bulunmuştur. Öğretmenlerin teknoloji yeterliği öz-değerlendirmeleri, cinsiyet, görev türü, eğitim düzeyi, bilgisayar sahipliği, dijital güvenlikle ilgili ders/kurs alma ve 21. yüzyıl becerileri kavramını bilme durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken mesleki kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Öğretmenlerin dijital veri güvenliği farkındalıkları cinsiyet, dijital güvenlikle ilgili ders/kurs alma durumu ve 21. yüzyıl becerileri kavramını bilme durumu değişkenlerine göre anlamlı biçimde farklılaştığı; görev türü, eğitim düzeyi, mesleki kıdem ve bilgisayar sahipliği durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermediği bulunmuştur. Öğretmenlerin teknoloji yeterliği öz-değerlendirmeleri ile dijital veri güvenliği farkındalıkları arasında pozitif yönde, güçlü düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, öğretmenlerin 21. yüzyıl becerilerini eğitim ortamlarına güvenli bir şekilde entegre edebilmeleri için siber güvenlik ve teknoloji odaklı hizmet içi eğitim programlarının yaygınlaştırılması önerilmektedir.
Öğe
Metal organik kafes (MOF) yapılarının sentezi ve hidrojen depolama özelliklerinin incelenmesi
(Balıkesir Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2026) Yıldız, Cemre Makbule; Kızılduman, Berna Koçer; Doğan, Mehmet
Bu çalışmada, MOF-5 matrisi ile fulleren (C60) ve kusurlu C60 (K-C60) arasında oluşan arayüz etkileşimlerinin hidrojen depolama performansı üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla farklı katkı oranlarında (%1, %2,5 ve %5) C60 ve K-C60 içeren MOF-5 tabanlı hibrit nanokompozitler hazırlanmış ve yapı–özellik–performans ilişkileri sistematik olarak değerlendirilmiştir. Yapısal analizler, fulleren katkısına rağmen MOF-5 kristal yapısının korunduğunu, buna karşılık gözenek erişilebilirliği ve adsorpsiyon ortamının enerjetik karakterinde önemli değişikliklerin meydana geldiğini göstermiştir. Hidrojen adsorpsiyon ölçümleri sonucunda saf MOF-5 örneğinin 77 K ve 104 bar koşullarında %1,80 hidrojen depoladığı belirlenirken, MOF-5/C60 (%1) ve MOF-5/K-C60 (%1) örneklerinde bu değerler sırasıyla %3,38 ve %3,35’ye ulaşmıştır. Buna karşın fulleren yüklemesinin %2,5 ve %5 seviyelerine yükseltilmesi depolama kapasitesinde azalmaya neden olmuş ve optimum performansın en yüksek katkı oranında değil, %1 yüklemede elde edildiğini göstermiştir. Bu sonuç, hidrojen depolama performansının yalnızca yüzey alanı veya katkı miktarı tarafından belirlenmediğini ortaya koymaktadır. Korelasyon analizleri, hidrojen depolama kapasitesinin özellikle mezogözenek hacmi ile ilişkili olduğunu ve mezogözeneklerin adsorpsiyon bölgelerine erişimi kolaylaştıran taşınım kanalları olarak görev yaptığını göstermiştir. İzoterm analizleri, hibrit örneklerin çoğunda Toth modelinin en yüksek R2 ve en düşük AIC değerlerini verdiğini ve adsorpsiyonun enerjetik olarak heterojen ortamlarda gerçekleştiğini ortaya koymuştur. Kinetik analizlerde pseudo-second-order modeli en yüksek uyumu sağlarken, Weber–Morris ve Avrami modelleri hidrojen adsorpsiyonunun çok aşamalı ve difüzyon katkılı bir mekanizma ile gerçekleştiğini göstermiştir. Elde edilen sonuçlar, hidrojen depolama performansının erişilebilir adsorpsiyon bölgeleri, mezogözenek destekli taşınım yolları ve MOF-5/fulleren arayüzlerinde gelişen enerji heterojenliğinin ortak etkisiyle kontrol edildiğini göstermektedir.