İntrauterin resüsitasyon manevraları ve yönetimi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Balıkesir Üniversitesi

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

ÖZ Amaç: Bu derleme maternal pozisyon değişikliği, maternal oksijen uygulaması, intravenöz sıvı uygulaması, uterotonik ajanların kesilmesi, vazopresör kullanımı, amniyoinfüzyon ve tokoliz uygulaması gibi intrauterin resüsitasyon tekniklerinin etki durumlarını, her birinin uygulanma şekillerini ve bu tekniklerle ilgili yapılan çalışmalardaki önerileri açıklamak amacıyla yazılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma genel bir derleme olup literatür özetlemesi yapılarak yazılmıştır. Bulgular: İntrapartum dönem normal bir süreç olmasına rağmen, bu süreçte hem anne hem fetüs açısından riskli durumlar gelişebilmektedir. Bu riskli durumların saptanmasında, doğumun güvenli bir şekilde sürdürülmesinde ve fetal iyilik halinin bilinmesinde Elektronik Fetal Monitörizasyon (EFM) gibi çeşitli uygulamalar önemlidir. Ebelerin doğum esnasında fetal kalp atımlarını sürekli takip etmeleri doğumun sonuçları açısından gereklidir. Doğum eyleminde fetal kalp atımında normalden sapma söz konusu olduğunda fetüsün oksijenlenmesinde azalma yaşanabilmektedir. Fetal oksijenlenmenin artırılması açısından intrauterin resisütasyon manevraları uygulanmakta olup, fetüsün oksijen yetersizliğinden kaynaklanan hipoksik iskemik ensefalopati, serebral palsi ve ölüm gibi sonuçları önleyebilmektedir. Sağlık profesyonelleri tarafından fetal sağlığın tehdit altında olduğu durumlarda intrauterin resisütasyon manevralarına derhal başlanmalıdır. Sonuç: İntrapartum dönemde uygulanan intrauterin resüsitasyon manevraları intrapartum ve postpartum dönemdeki mortalite ve morbiditeyi büyük oranda önleyebilmektedir. Bu sebeple ebelerin de fetal distresi tanıma, yönetme ve intrauterin resüsitasyon manevraları hakkında bilgi sahibi olması gereklidir.

Aim: This review aims to elucidate the effectiveness, methods of implementation, and recommendations from studies concerning intrauterine resuscitation techniques such as maternal position changes, maternal oxygen application, intravenous fluid administration, discontinuation of uterotonic agents, vasopressor use, amnioinfusion, and tocolysis. Materials and Methods: This study is a general review conducted through a summary of the literature. Results: Although the intrapartum period is a normal process, risky situations can arise for both the mother and fetus during this time. Various practices such as Electronic Fetal Monitoring (EFM) play an important role in identifying these risky situations, ensuring the safe continuation of labor, and monitoring fetal wellbeing. Continuous monitoring of fetal heartbeats by midwives during labor is essential for the outcomes of delivery. Deviations from normal fetal heartbeats during labor can lead to decreased fetal oxygenation. Intrauterine resuscitation maneuvers are implemented to increase fetal oxygenation, preventing consequences such as hypoxic ischemic encephalopathy, cerebral palsy, and death resulting from fetal oxygen deficiency. Health professionals should initiate intrauterine resuscitation maneuvers promptly when fetal health is threatened. Conclusion: Intrauterine resuscitation maneuvers applied during the intrapartum period can significantly prevent mortality and morbidity during intrapartum and postpartum periods. Therefore, midwives must be knowledgeable about recognizing and managing fetal distress, as well as intrauterine resuscitation maneuvers.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

İntrauterin Resüsitasyon Manevraları, Ebelik, Fetal Distres , Intrauterine Resuscitation Maneuvers, Midwifery, Fetal Distress

Kaynak

Balıkesir Medical Journal

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

8

Sayı

2

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren