Dindarlık ve dua tutumlarının bilinçli farkındalık üzerindeki etkileri

dc.authorid0000-0002-8264-623X
dc.contributor.authorArvas, Fatma Balcı
dc.date.accessioned2026-10-07T12:03:47Z
dc.date.issued2026
dc.departmentFakülteler, İlahiyat Fakültesi, Felsefew ve Din Bilimleri Bölümü
dc.description.abstractBu çalışma, dindarlık ve dua tutumlarının bilinçli farkındalık üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Günümüz toplumlarında stres, kaygı, depresyon ve tükenmişlik gibi psikolojik sorunların yaygınlığı giderek artmaktadır. Bu bağlamda, bireylerin psikolojik iyi oluşlarını koruyabilmeleri ve geliştirebilmeleri için çeşitli manevi ve psikolojik baş etme yöntemlerine ihtiyaç olduğu görülmektedir. Kökenini manevi geleneklerden alan bilinçli farkındalık (mindfulness), son yıllarda psikoloji literatüründe bireylerin zihinsel sağlıklarını güçlendirmede etkili bir yöntem olarak ele alınmaktadır. Bilinçli farkındalık temelde bireyin şimdiki ana odaklanması, zihin kontrolü ve deneyimlerini kabul etmesi gibi anlamlara gelen bir dizi tecrübe ve uygulamayı içermektedir. Diğer taraftan dindarlık bireylerin yaşamlarını anlamlandırma, değerlerini belirleme ve zorluklarla baş etme süreçlerinde önemli bir rol oynamaktadır. Dua ise dindarlığın en temel uygulamalarından biri olarak öne çıkmaktadır. Bireylerin Allah ile iletişime geçme aracı olarak dua odaklanmanın yoğun olduğu bir uygulamadır. Dindarlık ve dua tutumlarının bireylerin psikolojik süreçleri üzerindeki etkileri üzerine yapılan çalışmaların sayısı giderek artsa da bu iki kavramın bilinçli farkındalıkla ilişkisini birlikte ele alan çalışmalar oldukça sınırlıdır. Oysa dindarlık ve dua, bireylerin zihinsel ve manevi dünyasını şekillendiren iki temel unsur olarak, farkındalık gelişimini de etkileyebilecek potansiyele sahiptir. Bilinçli farkındalığın insanın manevi yaşantılarıyla da ilgili olan evrensel bir durum olduğu düşünüldüğünde dindarlık, dua ve bilinçli farkındalık arasında bir ilişki olduğu iddia edilebilir. Bu çalışma, dindarlığın ve dua tutumlarının bilinçli farkındalık üzerindeki etkilerini konu edinmektedir. Bununla birlikte bilinçli farkındalığın cinsiyet, yaş ve eğitim durumu değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını test etmek de bu çalışmanın amaçları arasındadır. Araştırmanın örneklemini, farklı yaş gruplarından ve sosyo-demografik özelliklerden oluşan toplam 465 gönüllü katılımcı oluşturmuştur. Araştırma Türkiye’deki yetişkinler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama sürecinde Ayten ve Yıldız tarafından geliştirilen Dindarlık Ölçeği, Yaman ve Temiz tarafından geliştirilen “Dua Ölçeği” ile Brown ve Ryan tarafından geliştirilerek Özyeşil vd. tarafından Türkçe’ye uyarlanan “Bilinçli Farkındalık Ölçeği (MAAS)” kullanılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli uygulanmıştır. Çalışmanın bağımsız değişkenleri, demografik değişkenler (cinsiyet, yaş, eğitim durumu), dindarlık ve dua tutumları; bağımlı değişkeni ise bilinçli farkındalık düzeyidir. Veriler üzerinde betimsel analizler, güvenirlik analizi, normallik analizi, t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, bilinçli farkındalıkta demografik değişkenlerden cinsiyet ve eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılaşma görülmemiştir. Bununla birlikte yaş değişkenine göre 40-59 yaş aralığında olanların 18-39 yaş aralığında olanlara göre bilinçli farkındalık düzeylerinin anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Dindarlık ve dindarlığın bilgi/ibadet, inanç/etki alt boyutları ile bilinçli farkındalık arasında anlamlı ve pozitif ilişkiler bulunmuştur. Ayrıca dindarlığın bilinçli farkındalığı yordadığı tespit edilmiştir. Dua tutumlarından tefekkür/rahatlama, istek/şükür boyutu ile bilinçli farkındalık arasında da anlamlı ve pozitif; manevi hoşnutsuzluk ile bilinçli farkındalık arasında anlamlı negatif bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca tefekkür/rahatlama ile istek/şükür boyutlarının bilinçli farkındalığı yordadığı görülmüştür. Bilinçli farkındalık ile en güçlü ilişki, dindarlığın bilgi/ibadet boyutunda tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular hem dindarlığın hem de olumlu dua tutumlarının bireylerin farkındalık düzeyini güçlendirdiğini göstermektedir. Bu sonuçlar, manevi danışmanlık, psikolojik destek ve mindfulness temelli müdahalelerde dindarlık ve dua gibi manevi unsurların dikkate alınmasının önemine işaret etmektedir. Bu çalışmadan elde edilen verilerden hareketle, manevi danışmanlık ve rehberlik alanında bilinçli farkındalığı İslami uygulamalarla bütünleştiren yeni modellerin oluşturulması önerilmektedir.
dc.description.abstractThis study was conducted to examine the effects of religiosity and prayer attitudes, on mindfulness. The prevalence of psychological problems such as stress, anxiety, depression, and burnout is increasing in today's societies. In this context, it is evident that various spiritual and psychological coping methods are needed for individuals to maintain and improve their psychological well-being. Mindfulness, which originates from spiritual traditions, has recently been considered in the psychological literature as an effective method for strengthening individuals' mental health. Mindfulness essentially encompasses a range of experiences and practices that mean focusing on the present moment, mind control, and acceptance of experiences. Religiosity, on the other hand, plays a significant role in individuals' processes of making sense of their lives, determining their values, and coping with challenges. Prayer stands out as one of the most fundamental practices of religiosity. Prayer, as a means of connecting with God, is a practice characterized by intense focus. While the number of studies on the effects of religiosity and prayer on individuals' psychological processes is increasing, studies examining the relationship between these two concepts and mindfulness are quite limited. However, religiosity and prayer, as two fundamental elements that shape individuals' mental and spiritual worlds, have the potential to influence the development of mindfulness. Considering that mindfulness is a universal state related to human spiritual experiences, it can be argued that there is a relationship between religiosity, prayer, and mindfulness. This study examines the effects of religiosity and prayer attitudes on mindfulness. Furthermore, it aims to test whether mindfulness varies according to variables such as gender, age, and educational background. The study sample consisted of 465 volunteer participants from various age groups and socio-demographic characteristics. The study was conducted among adults in Turkey. The data collection process used the Religiosity Scale developed by Ayten and Yıldız, the Prayer Scale developed by Yaman and Temiz, and the Mindful Attention Awareness Scale (MAAS) developed by Brown and Ryan and adapted into Turkish by Özyeşil et al. The correlational survey model, a quantitative research method, was applied in this study. The independent variables of the study were demographic variables (gender, age, education level), religiosity, and prayer attitudes, while the dependent variable was level of mindfulness. Descriptive analyses, reliability analysis, normality analysis, t-test, ANOVA, correlation, and regression analyses were applied to the data. According to the analysis results, no significant difference was observed in mindfulness according to the demographic variables of gender and education level. However, considering the age variable, those aged 40-59 had significantly higher mindfulness levels than those aged 18-39. Significant and positive relationships were found between religiosity and the knowledge/prayer and belief/affect sub-dimensions of religiosity and mindfulness. Furthermore, religiosity was found to predict mindfulness. A significant and positive relationship was found between the meditation/relaxation and wish/gratitude dimensions of prayer attitudes and mindfulness; and a significant negative relationship was found between spiritual dissatisfaction and mindfulness. Furthermore, it was found that the meditation/relaxation and wish/gratitude dimensions predicted mindfulness. The strongest relationship with mindfulness was found in the knowledge/prayer dimension of religiosity. The findings indicate that both religiosity and positive prayer attitudes strengthen individuals' mindfulness levels. These results highlight the importance of considering spiritual elements such as religiosity and prayer in spiritual counseling, psychological support, and mindfulness-based interventions. Based on the data obtained from this study, it is suggested to create new models that integrate mindfulness with Islamic practices in the field of spiritual counseling and guidance.
dc.identifier.doi10.33460/beuifd.1889589
dc.identifier.endpage79
dc.identifier.issn2148-3728
dc.identifier.issue1
dc.identifier.startpage51
dc.identifier.trdizinid1442882
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.33460/beuifd.1889589
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12462/24463
dc.identifier.volume13
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.language.isotr
dc.publisherBülent Ecevit Üniversitesi Rektörlüğü
dc.relation.ispartofBülent Ecevit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectDin Psikolojisi
dc.subjectBilinçli Farkındalık
dc.subjectDindarlık
dc.subjectDua
dc.subjectTefekkür
dc.subjectŞükür
dc.subjectPsychology of Religion
dc.subjectMindfulness
dc.subjectReligiosity
dc.subjectPrayer
dc.subjectContemplation
dc.subjectGratitude
dc.titleDindarlık ve dua tutumlarının bilinçli farkındalık üzerindeki etkileri
dc.title.alternativeThe effects of religiosity and prayer attitudes on mindfulness
dc.typeArticle

Dosyalar

Orijinal paket

Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
arvas.pdf
Boyut:
183.03 KB
Biçim:
Adobe Portable Document Format

Lisans paketi

Listeleniyor 1 - 1 / 1
Yükleniyor...
Küçük Resim
İsim:
license.txt
Boyut:
1.17 KB
Biçim:
Item-specific license agreed upon to submission
Açıklama: