Karesi’de dinî, idarî ve sosyal boyutlarıyla Ahî Mehmed ve Ahî Mustafa vakıfları
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Batı Anadolu’nun önemli merkezlerinden biri olan Karesi Sancağı’nda faaliyet gösteren Ahî Mehmed ve Ahî Mustafa vakıflarına odaklanan bu makale, adı geçen kurumları dinî, idarî ve iktisadî yapıları bakımından tahlil etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın birincil kaynağını, Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi’nde muhafaza edilen ve vakıf incelemelerinde temel başvuru kaynakları arasında yer alan Hurûfât Defterleri oluşturmaktadır. Bu çerçevede çalışma, söz konusu vakıflara bağlı cami, mescit ve zâviye gibi yapıların personel atamaları ile işleyiş mekanizmaları üzerinden vakıf düzenini analiz etmeyi hedeflemektedir. Araştırma sürecinde Ahî Mehmed ve Ahî Mustafa vakıflarına ait hurûfât kayıtları tespit edilerek transkripsiyon edilmiş, ardından diplomatik analiz yöntemi çerçevesinde tasnif edilip değerlendirilmiştir. Ayrıca elde edilen verileri desteklemek amacıyla Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi’nde ilgili fonlar taranmış; konuya ilişkin kitap, tez ve makaleler gibi ikincil kaynaklardan da yararlanılmıştır. Bu kapsamda vakıf bünyesinde görev yapan imam, hatip, müezzin, mütevelli, nâzır ve diğer dinî-idarî görevlilere ilişkin atama kayıtları ayrıntılı biçimde incelenmiş; tayin sebepleri, görevlerin devredilme usulleri, süreklilik biçimleri, aile içi intikal mekanizmaları, hisseli görev paylaşımı ve ücret yapıları temel analiz başlıkları olarak ele alınmıştır. Sahn-ı Hisar Mahallesi’nde yer alan ve inşa tarihi kesin olarak tespit edilemeyen Ahî Mehmed Mescidi’nin günümüzde Alaca Mescit olarak bilinen yapı ile örtüştüğü değerlendirilmektedir. Nitekim bu yapı, 1898 yılında meydana gelen depremde zarar görmüş, 1902 yılında ise yeniden inşa edilmiştir. Ayrıca söz konusu mabedin Millî Mücadele döneminde de tarihî bir işleve sahip olduğu bilinmektedir. Vakıf bünyesinde mescit ve cami yapısına bağlı olarak imamet, hitabet, müezzinlik, kayyımlık, cüzhânlık, ferrâşlık, duâgûluk, nâzırlık ve mütevellilik gibi çeşitli dinî ve hizmet görevlerinin bulunduğu tespit edilmiştir. Cami yapısının yakınında konumlanan zâviyenin ise Ahî şeyhi Ahî Mustafa tarafından inşa ettirildiği, ancak inşa tarihinin kesin olarak bilinmediği görülmektedir. Zâviye bünyesinde zâviyedarlık, şeyhlik, dakkü’l-hınta, tabbâhlık ve nâzırlık gibi görevlerin bulunduğu; bu görevlere yapılan atamaların ise büyük ölçüde naiplerin arzı üzerine gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, incelenen vakıf yapılarında dinî ve idarî görevlerde meydana gelen değişimlerin çoğunlukla vefat, feragat ve berat yenileme gibi sebepler çerçevesinde gerçekleştiğini göstermektedir. Çalışmanın merkezinde yer alan yapılar, aynı sancakta Ahî unvanlı baniler tarafından kurulmuş iki farklı vakıf bünyesinde mescit/cami ile zâviyenin bir arada ve birbirini tamamlayan bir düzen içerisinde faaliyet göstermesi bakımından dikkat çekmektedir. Karesi şehir merkezinde Ahî unvanını taşıyan başka bir vakıf ve yapı topluluğunun tespit edilememesi, ayrıca Ahî Mehmed ve Ahî Mustafa vakıfları üzerine müstakil bir araştırmanın bulunmaması çalışmanın literatürdeki özgün tarafını oluşturmaktadır. Konunun Hurûfât Defterleri üzerinden ele alınması, Osmanlı taşrasındaki vakıf işleyişi, bürokratik uygulamalar ve tayin usulleri bakımından literatürdeki benzer çalışmalarla örtüşen sonuçlar ortaya koymaktadır. Bununla birlikte çalışma, XVIII ve XIX. yüzyıllarda faaliyet gösteren bu iki dinî kurumun personel yapısını, görev çeşitliliğini, ücret düzenini ve kurumsal devamlılığını arşiv kayıtları üzerinden ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır. Sonuç olarak çalışma, Osmanlı vakıf hukukuna ve taşra bürokrasisine ait genel uygulamaların Karesi Sancağı’ndaki yansımalarını ortaya koymakta ve Ahî Mehmed ve Ahî Mustafa vakıflarının görevli atamaları, ücret yapıları ve kurumların devamlılığı üzerinden vakıf işleyişinin yerel ölçekte anlaşılmasına katkı sağlamayı hedeflemektedir. Araştırmanın temel özgünlüğü ise Ahîlik geleneğinin izlerini taşıyan bu mescit/cami ve zâviye yapılarının, yerel dinî ve toplumsal hayat içerisindeki konumunun Hurûfât kayıtları ışığında ilk defa bir bütünlük içerisinde ele alınmasına dayanmaktadır.
This article examines the waqfs of Ahi Mehmed and Ahi Mustafa operating in the Karesi Sanjak, a significant administrative and socio-economic center of Western Anatolia during the Ottoman period. The study aims to analyze these institutions in terms of their religious, administrative and economic structures, emphasizing personnel organization, appointment mechanisms and institutional continuity. The primary source base consists of the Hurûfât Registers in the Archives of the General Directorate of Foundations, a core archival corpus for Ottoman waqf administration. These registers provide detailed records of personnel appointments and institutional functioning within waqf establishments. Additionally, relevant materials from the Ottoman Archives of the Presidency of the Republic of Türkiye were consulted to complement the primary dataset. Secondary literature, including monographs, theses, and scholarly articles, was also utilized to contextualize the findings. Methodologically, the study relies on archival transcription and diplomatic analysis. The hurûfât records related to the waqfs of Ahi Mehmed and Ahi Mustafa were identified, transcribed into modern Turkish, and systematically classified. This approach allows a detailed reconstruction of administrative practices and personnel structures within the selected waqfs. The analysis focuses on appointment records of key religious and administrative personnel, including imams, preachers (hatip), muezzins, trustees (mütevelli), overseers (nâzır) and other service officials. The study investigates appointment reasons, succession mechanisms, continuity patterns, intra-family transfer practices, shared offices and wage structures, collectively revealing the operational logic of waqf administration in the Karesi region. The Ahi Mehmed Masjid, located in Sahn-ı Hisar neighborhood and of uncertain construction date, is identified with the present-day Alaca Mescit. This structure was damaged during the 1898 earthquake and rebuilt in 1902. It also maintained historical significance during the Turkish War of Independence, indicating its continued socio-cultural relevance across historical periods. The waqf institutions included various religious and service-related positions such as imamate, preaching, muezzinship, custodianship, Qur’an recitation (cüzhânlık), cleaning (ferrâşlık), prayer recitation (duâgûluk), oversight, and trusteeship. Another key institution examined is the zaviya associated with Ahi Mustafa, an Ahi sheikh, whose construction date remains uncertain but likely dates back to the late fourteenth century or earlier based on documentary evidence. The zaviya included positions like zâviyedarlık, sheikhdom, grain processing supervision (dakkü’l-hınta), kitchen service (tabbâhlık) and oversight (nâzırlık). Appointments to these positions were often made upon the recommendation of local deputies (naib), reflecting the role of provincial administrative intermediaries in waqf governance. The findings indicate that personnel changes within both waqfs were primarily caused by death, resignation, and renewal of official decrees (berat). In this framework, the foundations were not merely religious structures for devotional services, but rather institutional entities maintaining continuity through specific administrative regulations, established appointment procedures, and systematic revenue distribution. The structures at the center of this study are noteworthy for demonstrating the coexistence and functional complementarity of a masjid/mosque and a zâwiya (Sufi lodge) within two separate foundations established by founders bearing the title of Ahî in the same sanjak. The absence of any other foundation or architectural complex bearing the Ahî title within the urban center of Karesi, together with the lack of independent scholarly study on these foundations, constitutes the primary contribution of this study to local historiography. Analyzing the subject through the Hurûfât Defterleri naturally yields findings consistent with existing literature on Ottoman provincial vakıf administration, bureaucratic practices, and appointment procedures. Nevertheless, this study distinguishes itself by offering a detailed micro-level reconstruction—based on archival evidence—of the personnel structure, occupational diversity, stipend system, and institutional continuity of these two religious establishments during the eighteenth and nineteenth centuries. Consequently, the study demonstrates the local manifestations of general Ottoman waqf law and provincial bureaucratic practices within the Sanjak of Karesi. It aims to contribute to a micro-historical understanding of provincial vakıf operations through an examination of personnel appointments, wage structures, and institutional continuity in the Ahî Mehmed and Ahî Mustafa foundations.












