Hibrit calışma modelinde kişi-örgüt uyumu, örgütsel özdeşleşme, duygusal bağlılık, örgütsel adanmışlık ve işgören performansı ilişkisi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışmanın amacı, hibrit çalışma modelinde kişi-örgüt uyumu, örgütsel özdeşleşme, duygusal bağlılık, örgütsel adanmışlık ve işgören performansı arasındaki ilişkinin belirlenmesidir. Çalışmada, özel sektör ve kamu sektöründen toplam 400 katılımcıdan elde edilen çevrimiçi anket sonuçları analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre; kişi-örgüt uyumu ve örgütsel özdeşleşme arasında (β=0,598; p<0,001), kişi-örgüt uyumu ve duygusal bağlılık arasında (β=0,543; p<0,001), kişiörgüt uyumu ve örgütsel adanmışlık arasında (β=0,596; p<0,001), kişi-örgüt uyumu ve işgören performansı arasında (β=0,188; p<0,001), örgütsel özdeşleşme ve duygusal bağlılık arasında (β=0,691; p<0,001), örgütsel özdeşleşme ve işgören performansı arasında (β=0,264; p<0,001), duygusal bağlılık ve örgütsel adanmışlık arasında (β=0,715, p<0,001), duygusal bağlılık ve işgören performansı arasında (β=0,158, p<0,001), örgütsel adanmışlık ve işgören performansı arasında (β=0,262, p<0,001) anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca gerçekleştirilen yapısal eşitlik modellemesi kapsamında yol katsayıları değerlendirildiğinde, kişi-örgüt uyumunun örgütsel özdeşleşme (β₁=0,700) ve duygusal bağlılık (β₁=0,259) üzerinde, örgütsel özdeşleşmenin duygusal bağlılık üzerinde (β₁= 0,466), örgütsel özdeşleşmenin işgören performansı üzerinde (β₁=0,200), duygusal bağlılığın örgütsel adanmışlık üzerinde (β₁=1,031), kişi-örgüt uyumunun örgütsel adanmışlık üzerinde (β₁=0,119) ve örgütsel adanmışlığın işgören performansı üzerinde (β₁=0,090) anlamlı etkileri olduğu tespit edilirken; kişi-örgüt uyumunun işgören performansı (β₁=-0,069, p>0,05) ve duygusal bağlılığın işgören performansı (β₁=-0,263, p>0,05) üzerindeki etkileri istatistiksel olarak anlamlı bulunmadığından modelden çıkarılmıştır. Yürütülen analizlerden elde edilen bulgular ile elde edilen nihai modelin istatistiksel açıdan güçlü bir yapıya sahip olduğu görülmektedir.
The aim of this study is to determine the relationship between personorganization fit, organizational identification, affective commitment, organizational engagement, and employee performance within the context of hybrid work models. The data were collected through an online survey from 400 participants working in both public and private sectors. According to the findings, significant and positive relationships were identified between person-organization fit and organizational identification (β=0.598; p<0.001), person-organization fit and affective commitment (β=0.543; p<0.001), person-organization fit and organizational engagement (β= 0.596; p<0.001), person-organization fit and employee performance (β=0.188; p< 0.001), organizational identification and affective commitment (β= 0.691; p<0.001), organizational identification and employee performance (β=0.264; p<0.001), affective commitment and organizational engagement (β=0.715; p<0.001), affective commitment and employee performance (β=0.158; p<0.001), and organizational engagement and employee performance (β=0.262; p<0.001). In addition, when the path coefficients were evaluated within the scope of structural equation modeling, it was found that person-organization fit had an effect on organizational identification (β₁=0.700) and affective commitment (β₁=0.259), and organizational identification had an effect on affective commitment (β₁=0.466), organizational identification has significant effects on employee performance (β₁=0,200), affective commitment has significant effects on organizational engagement (β₁=1,031), person-organization fit has significant effects on organizational engagement (β₁=0,119) and organizational engagement has significant effects on employee performance (β₁=0,090); The effects of person-organization fit on employee performance (β₁= -0.069, p>0.05) and affective commitment on employee performance (β₁= -0.263, p>0.05) were not found to be statistically significant and were therefore excluded from the model. It is seen that the final model obtained with the findings obtained from the conducted analyses has a statistically strong structure.












