Association between the peripheral perfusion index and chronic diseases and clinical variables: A cross-sectional study
Dosyalar
Tarih
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Introduction: The peripheral perfusion index (PPI) is a non-invasive and easily applicable parameter that reflects microcirculatory status. Endothelial dysfunction and microvascular impairment observed in chronic diseases may influence PPI values. This study aimed to evaluate the association between PPI and chronic diseases as well as clinical variables in adult individuals. Methods: This descriptive, cross-sectional study was conducted between December 1, 2021, and February 28, 2022, among adults aged 18– 65 years attending an outpatient clinic. Sociodemographic characteristics, chronic disease history, and vital signs were recorded. PPI was measured using a pulse oximeter on the second finger of the right hand at the 20th, 40th, and 60th seconds, and the mean value was analyzed. Nonparametric statistical tests were applied. Results: A total of 327 participants were included, with a mean age of 46.8±10.9 years; 79.8% were female. PPI showed weak positive correlations with age, body temperature, and body mass index, and weak negative correlations with heart rate and oxygen saturation (p<0.05). Diabetes mellitus was significantly associated with PPI (p=0.005), whereas no significant associations were observed with overall chronic disease presence, hypertension, asthma/COPD, or cardiovascular diseases. Conclusion: PPI is associated with several clinical and physiological variables in adults and may serve as a potential indicator of microvascular alterations, particularly in individuals with diabetes. Further studies are warranted to clarify the clinical utility of PPI in chronic diseases.
Giriş: Periferik perfüzyon indeksi (PPI), mikrosirkülasyonu yansıtan noninvaziv ve kolay uygulanabilir bir parametredir. Kronik hastalıklarda görülen endotelyal disfonksiyon ve mikrovasküler bozulmaların PPI üzerinde etkili olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, erişkin bireylerde PPI değerlerinin kronik hastalıklar ve klinik değişkenlerle ilişkisini değerlendirmektir. Yöntem: Bu tanımlayıcı ve kesitsel çalışma 01.12.2021 ile 28.02.2022 tarihleri arasında polikliniğe başvuran 18–65 yaş arası bireylerde yürütülmüştür. Sosyodemografik özellikler, kronik hastalık öyküleri ve vital bulgular kaydedilmiştir. PPI ölçümü pulse oksimetre ile sağ el ikinci parmaktan 20., 40. ve 60. saniyelerde yapılmış ve ortalaması analize alınmıştır. İstatistiksel analizlerde nonparametrik testler kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya 327 katılımcı dahil edilmiş olup yaş ortalaması 46,8±10,9 yıl ve %79,8’i kadındı. PPI ile yaş, vücut sıcaklığı ve beden kitle indeksi arasında pozitif; nabız ve oksijen satürasyonu arasında negatif yönde zayıf korelasyon saptandı (p<0,05). Diyabet varlığı PPI ile anlamlı ilişkili bulunurken (p=0,005), toplam kronik hastalık varlığı, hipertansiyon, astım/KOAH ve kardiyovasküler hastalıklar ile anlamlı ilişki saptanmadı. Sonuç: PPI, erişkin bireylerde çeşitli klinik ve fizyolojik değişkenlerle ilişkili olup özellikle diyabetli bireylerde mikrovasküler değişiklikleri yansıtabilecek potansiyel bir parametre olarak değerlendirilebilir. Kronik hastalıklarda PPI’nın klinik kullanımını netleştirmek için ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.












