Obsesif Kompulsif Bozuklukta Aile Uyumu ve Klinik Değişkenler Arasındaki İlişkinin İncelenmesi
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Amaç: Obsesif kompulsif bozukluk (OKB) sadece hastanın değil birlikte yaşadığı kişilerin yaşamları olumsuz etkiler. Obsesyonlar kişide yoğun anksiyete ve huzursuzluk yaratır. Hastanın hissettiği yoğun sıkıntı hissine tanık olan hasta yakınları hastanın rahatlamak için yapmış olduğu kompulsiyonlarına kolaylık sağlayabilirler ya da bu davranışlara katılabilirler. OKB’de görülen bu fenomene Aile Uyumu (AU) denir. Bu çalışmanın amacı OKB’de aile uyumu ve klinik değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemektir. Gereç ve yöntem: Çalışma OKB tanılı 73 hasta ile gerçekleştirildi. Verilerin elde edilmesi için Yale–Brown Obsesyon Kompulsiyon Ölçeği (YBOKÖ), Boyutsal obsesyon kompulsiyon ölçeği (BOKÖ), Brown inançların değerlendirilmesi ölçeği (BİDÖ), Aile Uyum Ölçeği-hasta formu (AUÖ-HF), Beck Depresyon Envanteri (BDE) ve Beck Anksiyete Envanteri (BAE) uygulandı. Bulgular: En azından bir uyum davranışı gösteren 69 (%94.5) aile üyesi vardı. En azından bir AU davranışını her gün gösteren 28 (38.3) aile üyesi var idi. En sık görülen uyum davranışları güvenlik sağlama, kompulsiyonları bekleme, kompulsiyonları kolaylaştırmaydı. AUÖ-Toplam puanı ile YBOKÖ-O, YBOKÖ-K, YBOKÖ-T, BİDÖ-T, BAE VE BDE puanları arasında anlamlı ilişki vardı. Obsesif kompulsif belirti şiddeti arttıkça, mikroplar ve kirlenme hakkındaki endişeler boyutu puanı şiddetlendikçe, hastaların içgörü dereceleri kötüleştikçe AU davranışları da yoğunlaşıyordu. Sonuç: AU OKB’de yaygın görülen ve tedavi üzerine olumsuz etkisi olan bir fenomendir. Özellikle temizlik bulaş obsesyonu olan, hastalık belirtileri şiddetli olan, içgörüsü kötü olan hastalar gibi yoğun uyum davranışlarına maruz kalma riski bulunan hastaların tedavi süreçlerine aile üyelerinin de dahil edilmesi ve uyum davranışlarının azaltılmasının hedeflenmesi OKB tedavisinde etkinliğin artması açısından ek fayda sağlayabilir.












