Türkiye’de ekonomik coğrafyanın yüzyılı
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Bu çalışma Türkiye’de ekonomik coğrafyanın gelişim tarihine odaklanmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlayıp Cumhuriyet dönemi boyunca ekonomik coğrafyanın nasıl geliştiğini ve kurumsallaştığını belli dönemler itibariyle ele almaktadır. Disiplinin heteronom karakterine dikkat çeken çalışma, Türkiye’de genel olarak beşeri coğrafya, özelde de ekonomik coğrafyayı ele alırken Türkiye’ye özgü sosyal, kültürel, ekonomik ve politik bağlamın dışsal bir faktör olarak göz önüne alınması gerektiğini savunmaktadır. Bu öneri doğrultusunda disiplinin gelişim tarihini ele alan çalışma, Cumhuriyet öncesi dönem ve Cumhuriyetin ilk elli yılını mevcut literatürden hareketle değerlendirmekte; son elli yılını ise doktora tezlerinden hareketle incelemektedir. Çalışmanın temel bulguları ekonomik coğrafyanın çalışma konuları, kuramsal çerçevesi ve yöntemsel tercihleri itibariyle Anglo-Amerikan ekonomik coğrafyasının gerisinde olduğunu, disiplinde geleneksel bölgeselci yaklaşımın hala hâkim yaklaşım olarak ağırlığını koruduğunu göstermektedir. Özellikle 2000’li yıllarda yenileşme çabalarının görülmesine rağmen ekonomik coğrafyanın gelecekte alacağı şeklin onun heteronom karakterinden uzaklaşmaya bağlı olacağı görülmektedir.
Bu çalışma Türkiye’de ekonomik coğrafyanın gelişim tarihine odaklanmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinden başlayıp Cumhuriyet dönemi boyunca ekonomik coğrafyanın nasıl geliştiğini ve kurumsallaştığını belli dönemler itibariyle ele almaktadır. Disiplinin heteronom karakterine dikkat çeken çalışma, Türkiye’de genel olarak beşeri coğrafya, özelde de ekonomik coğrafyayı ele alırken Türkiye’ye özgü sosyal, kültürel, ekonomik ve politik bağlamın dışsal bir faktör olarak göz önüne alınması gerektiğini savunmaktadır. Bu öneri doğrultusunda disiplinin gelişim tarihini ele alan çalışma, Cumhuriyet öncesi dönem ve Cumhuriyetin ilk elli yılını mevcut literatürden hareketle değerlendirmekte; son elli yılını ise doktora tezlerinden hareketle incelemektedir. Çalışmanın temel bulguları ekonomik coğrafyanın çalışma konuları, kuramsal çerçevesi ve yöntemsel tercihleri itibariyle Anglo-Amerikan ekonomik coğrafyasının gerisinde olduğunu, disiplinde geleneksel bölgeselci yaklaşımın hala hâkim yaklaşım olarak ağırlığını koruduğunu göstermektedir. Özellikle 2000’li yıllarda yenileşme çabalarının görülmesine rağmen ekonomik coğrafyanın gelecekte alacağı şeklin onun heteronom karakterinden uzaklaşmaya bağlı olacağı görülmektedir.












