Anayasa Mahkemeleri Norm Denetiminde “Olgu”yu Ölçü Alabilir Mi?
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Anayasa hukuku yerleşik ilke, norm ve kurumlardan oluşmaktadır. Bu doğrultuda geliştirilen bir anayasal kurum kanunların anayasaya uygunluğunun yargısal denetimidir. Anayasa yargısı bir yandan devletin yerleşik temel kurumları arasındaki ihtilafları karara bağlarken diğer yandan devletin temel kurumları ile vatandaşlar arasındaki uyuşmazlıkları çözer. İşte buradaki yetki birer anayasa yargısı kurumu olan anayasa mahkemelerine aittir. Anayasa mahkemeleri anayasalarda kendilerine çizilen sınırlar içinde anayasal denetim gerçekleştirirler. Çalışmamıza konu edilen esas sorun, anayasa mahkemelerinin kanunların anayasaya uygunluk denetiminde normatiflik kapsamına toplumsal gerçekliği, yani olgusal olanı dâhil edip edemeyeceğine dairdir. Elbette anayasa mahkemeleri yetki alanları zorunlu olarak sınırlı yargısal kurumlardır. Ancak bu mahkemelerin anayasa hukuku açısından yargısal inceleme yetkisine sahip olduğu durumda normatifliği belirlemede ve bunu değiştirmede yetkili bir organ olduğu söylenmelidir. Aksi takdirde anayasal denetimin işlevsel bir şekilde gerçekleştirilmesi imkân dâhilinde olmaz. Öte yandan Türk doktrininde de bu bakımdan bir boşluk bulunmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmadaki konuyu ele almak kaçınılmaz olmuştur. Bu sebeple aşağıda önce temel oluşturmak bakımından pozitivizmin temel kavramları olan “olgu” ve “norm” incelenmiştir. Ardından hukuksal pozitivizm meselesi ele alınmış ve daha sonra normativist pozitivizm konu edinilmiştir. Daha sonra ise tüm bu operasyonel kavramların anayasa yargısındaki işlevsel değeri sorgulanmıştır. Nihayet Türk Anayasa Mahkemesinin güncel bir kararı tüm bu bağlamlarda tartışılmıştır.












