Mekanlaşmış kültürün millet hayatındaki yeri ve Huzur romanının başkişisi İstanbul
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Yer/mekân, coğrafyanın tamamı ya da bir bölümü olarak sadece üzerinde yaşanılan yer anlamına gelmez. Belirli bir yerde yaşayan insanlar arasında psikolojik bir etkileşim meydana gelir. Bu etkileşim insanların bulundukları yeri vatana çevirmelerini sağlar: “Bunu sağlayan şey yerin ruhudur. Bu ruh, insan varlığının en önemli parçalarından biridir” (Holt-Jensen 1999: 158). İnsanların, yaşadıkları yere dair duygusallıklarını ifade ederken birtakım anahtar sözcükler kullandığından söz eden Tuan’a göre de bu sözcükler yerin ruhu, kişiliği ve duygusudur. İçerisinde ruhların yaşadığına dair inançlar, yerin zaman içerisinde insanlar gibi kişilik ve duygu kazanmasını sağlar ve sonunda yerin kişiliği, doğal özellikler ile insan neslinin zamanla meydana getirdiği düzenlemelerin bileşkesi hâline gelir (Tuan 2005: 119). Bu tanımlamalardan, yer ve insan arasında varoluşsal bir ilişki olduğu anlaşılmaktadır. İnsan zamanı ölçülerinde yerine pek çok şey koyabileceğimiz, kendisine pek çok özellik yükleyebileceğimiz yer, insanla ilişkisi bağlamında çok zengin imkânlar sunmaktadır.












