Hippokrates, Dioscorides ve Galenos’un zeytinyağı içeren terkipleri hakkında bir yorum
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Akdeniz ve Ege gibi dönemin kaliteli, yüksek ihracat potansiyeline sahip zeytinyağının üretildiği bir havzanın merkezi konumundaki Anadolu’da, doğasında tıbbi bitkilerin yetiştiği, asklepionların, farmakologların ve serbest çalışan doktorların revaçta olduğu coğrafyada, doğallıkla ünleri dünyaya yayılmış hekimlerin yetişmesi ve merhemlerin diğer ülkelere ihracı gerçekleşmekteydi. Batı’da Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden XV. yüzyıl Rönesans dönemine kadar geçen 1000 yıllık sürede, feodalite ve kilise baskısıyla gizlenen bilimsel öğretiler tıp alanında gerilemeye neden olurken, tedaviler dini yöntemlerle yapılmaya çalışılmış, akıl hastaları yakılmış ve halk fakirliğin yanı sıra veba, frengi, cüzzam gibi bulaşıcı hastalıklara bağlı kitlesel ölümlerle uğraşmak zorunda bırakılmıştı. Kaynaklarda, “ Karanlık Dönem” olarak geçen bin yıllık süreçte batıda bilim yok olurken, Doğu’da Hippokrates, Galenos, Dioscorides, Efesli Rufus, Oribasius…vb. gibi antik Yunan bilginlerinin eserleri Süryanice ve Arapça’ya çevrilerek darüşşifalarda İbni-Sina, Zehraâvi, İbn-i Rüşd, İbnü’l- Baytâr gibi Müslüman bilim adamlarıyla aynı anda okutulmaktaydı. Bu nedenle ünlü bilim adamlarının eserleri ve Anadolu’da yetişmiş bilginlerin yazma eserlerindeki tedavilerinin tüm dünyaya yayıldığı bu coğrafyada “zeytinyağı” ile ilgili tedavi ve terkiplerin incelenmesi ve anlaşılması önemlidir. Kos’lu Hippokrates (M.Ö. 460-377) ve Bergama’lı Galenos’un (M.S. 131-201), hastalarına verdikleri ilaçlar ve terkipler arasında zeytinyağı da vardı. Hippokrates, yıkanmayanlara vücutlarını zeytinyağı ile ovarak kirlerinden arınacaklarını söylemiş, böylece bir nevi hijyen malzemesi olarak önermiştir. Adana civarında yetişen Dioscorides’in yaşadığı bölgede koyun, keçi gibi hayvanların yağları bolca üretildiği halde, birçok hastalığın tedavisi için hazırladığı terkiplerde yüksek oranda zeytinyağını kullanması, iyileştirici kimyasal özelliklerini deneyimleyerek gördüğü izlenimi uyandırmaktadır. Bu nedenle makalede Anadolu’da yetişmiş ve eserleriyle dünyadaki tıp bilginlerini etkilemiş, tedavi yöntemleri günümüz tıbbına kadar gelmiş Dioscorides, Hippokrat ve Galenos’un eserlerinden yararlanılarak, zeytinyağı ile hazırladıkları terkipler, ilaçlar ve zeytinyağlı terkiplerle ilgili kendilerine özgü tedavi yöntemleri ve önerdikleri özel diyetlere değinilecektir.
In Anatolia, where high quality olive oil was harvested in and exported from the Mediterranean and Aegean basin, medicinal herbs grew in nature and asclepeions, pharmacologists and freelance doctors abounded. These doctors were famous worldwide for their natural treatments and their ointments were exported to foreign countries. In the 1000-year period in the West, between the fall of the Roman Empire until the 15th century Renaissance, scientific teachings were lost because of feudalism and the oppression of the church, which resulted in a decline in medicine. During this period, the treatments were religious, mental patients were burned and the public faced poverty and mass deaths resulting from illnesses such as black death, pox and leprosy. While the West was suffering from the decline in scientific method during this “Dark Period” of a 1000 years, the works of antique Greek scholars such as Hippocrates, Galenos, Dioscorides, Oribasius and Rufus of Ephesus were translated to Syriac and Arabic and taught alongside Muslim scholars such as Ibni-Sina, Zehraâvi, İbn-i Rüşd, İbnü’l- Baytâr in the medical schools of the East. For this reason, it is crucial that the treatments and compounds involving olive oil in this region, where the works of famous scientists are spread across the world, are examined and understood. Olive oil was among the medicine and compounds that Hippocrates from Chios (460- 377 BC) and Galenos from Pergamon (131-201 AD) gave to their patients. Hippocrates claimed that patients would be purified upon rubbing their bodies with olive oil, therefore suggesting olive oil as a product of hygiene. Dioscorides, who was raised in the Adana region where animal oil from animals such as sheep and goats were plentifully produced, used olive oil in the compounds that he prepared for several diseases, suggesting that he observed the healing features of olive oil firsthand. In this presentation, the olive oil compounds, medicines, the special treatments and diets developed by the Anatolian scholars Dioscorides, Hippocrates and Galenos will be explained. These treatments have found a place even in the contemporary medicine and influenced medical scholars all around the world.












