120. Yılında halk hikâyesi araştırmaları tarihine bir bakış
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Türk halk hikâyeciliği, destandan romana uzanan anlatı geleneğimiz yolunda XVI-XX. yüzyıllar arasını kaplayan ve âşık edebiyatıyla iç içe ve eş zamanlı giden önemli bir sürecin ürünleridir. Bu çalışmada, bugün kültür ve sanat hayatımızdan neredeyse tamamen çekilmiş olan ve öncü çalışmaları yurt dışında başlayan halk hikâyeleriyle ilgili araştırmaların dünyada ve ülkemizdeki seyri, tarihsel boyutu içinde inceleme yöntemlerindeki değişimler, farklı yaklaşımlar ele alınmış, eksiklikler tespit edilip şu öneriler sunulmuştur: Halk hikâyelerinin bütün metinlerinin sağlam yöntem ve tekniklerle yayımlanması hedeflenmeli, halk hikâyelerinin bir tip ve motif katalogu yapılmalıdır. Halk hikâyelerinin bir yandan toplumun anlatı ihtiyacını giderirken diğer yandan topluma model insan ve hayat önerdiği dikkate alınarak kültür üretme boyutu ihmal edilmemelidir. Bu açıdan motiflerinin kökeni, yayılımı ve kültürel muhiti araştırılmalı; halk hikâyelerinin taşıdığı sosyal değerler ve ürettiği veya önerdiği insan modeli üzerinde önemle durulmalıdır. Yeni yöntemlerle metin ve geleneksel icra ortamları üzerinde çalışmalara ağırlık verilirken âşık edebiyatı, meddahlık, destan ve roman gibi diğer türlerle ilişkisi de ihmal edilmemelidir. Yurtdışındaki arşivler ve kütüphanelerde bulunan metinlerin temini ile bilimsel araştırmaların çevirisi yapılmalıdır. Bu sayede Türkiye dışındaki halk hikâyesi birikimi takip edilebilecektir. Ayrıca halk hikâyelerini modernleştirme çalışmaları, uyarlamalar ve sanat işlemeleri de değerlendirmeye alınmalıdır. Cumhuriyetin ilk yıllarında başlayan ve çok da verimli olamayan modernleştirme çabaları, sanatçılarımıza dikkat çekici malzeme vermesi açısından önemlidir.
Turkish folk narrations are the products of an important process that covers between XVI-XX. Centuries and goes with minstrel literatüre in the way of the tradition of narrative from epics to novels. In this study, the progress in our country and world, the changes in examination methods in historical dimension, different approaches and lack of research about folk narratives that have almost disappeared in our cultural and art life started in abroad is studied, and those suggestions are presented: The publication of folk tale’s all texts with strong methods and techniques should be aimed, there should be one type of folk tale motif. It should not be neglected that folk tales propose the model of human and life to society as well as they responds to narrative life of society. From this aspect, the origin and area of its motifs and cultural associations should be studied; the social value and its model of human of folk tales should be considered. Its relations with other genres as minstrel literature, storyteller, epics and novels should not be neglected when studies with new methods is highlighted. Texts in foreign archives and libraries should be achieved and scientific research must be translated. In this way, folk narrative accumulation outside of Turkey can be followed. Also modernization works, adaptations and art embroidery should be considered. Modernizations efforts belong the first years of the Republic, and cannot be very efficient are important in order to give artists a remarkable material.












