Berlin antlaşması’ndan sonra müslümanların Karadağ’da kalan arazileri meselesi
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan itibaren temel hedefleri arasında hiç şüphesiz devletin temel taşlarından gaza ideolojisini gerçekleştirebileceği bir alan olarak görülen Balkanları ele geçirmek vardı. Bu idealine ulaştıktan sonra Osmanlı Devleti’nin bir Balkan devleti olarak gelişmesini idame ettirdiği görülür1 . Meselenin manevi boyutunun yanında, güvenlik boyutu da ön plandaydı. Zira Balkanlara doğru yayılma politikası izleyen Osmanlı Devleti için bölgenin güvenliği, kendi güvenliği ve muhafazası ile eşdeğerdi2 . Ayrıca Edirne, Bursa ve İstanbul gibi büyük şehirlerin, iaşesinin buralardan karşılanıyor olması, bölgeyi Osmanlı Devleti için vazgeçilmez kılıyordu3 . Bütün bunlara ilaveten meydana gelen bazı teknolojik gelişmeler ve fikirlerin, yine Balkanlar yoluyla Osmanlı Devleti’ne girdiği düşünüldüğünde4 , Balkan topraklarının kazanılmasının getirdiği avantajların büyüklüğü kadar, kaybedilmesinden doğacak sıkıntıların karmaşıklığını da tahmin etmek güç değildir.












