Adorno’nun diyalektik meta-eleştirisi ve Bourdieu’nün düşünümsel sosyolojik eleştirisi: Heidegger eleştirileri üzerinden bir karşılaştırma
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Adorno ve Bourdieu, bir kültürel biçimler sosyolojisinin teorik ve metodolojik araçlarını geliştirme çabasında birleşirler. Bu makalede, ikisinin de temel hedeflerinin, kültürel biçimleri doğrudan dış toplumsal bağlama indirgeyen kaba sosyolojik açıklamalara düşmeksizin içsel ve salt biçimsel yorumları aşmanın yollarını araştırmak olduğunu ileri sürüyorum. Adorno, negatif diyalektik “dolayımın önceliği” teziyle uyumlu şekilde, farklı alanlar arasında biçimsel benzeşimler kurmaya dayanan ve kültürel biçimlerin hakikat içeriğini teslim etmekle birlikte mutlak özerklik yanılsamasını ortadan kaldıran bir meta-eleştirel yorumlama usulü geliştirir. Bourdieu, düşünümsel sosyolojik eleştirisinde, alan ve habitus kavramları temelinde farklı alanlar arasında eşmantıklar tesis ederek kültürel biçimleri dış toplumsal bağlama indirgemeksizin sosyal ve politik içerimlerini ifşa etmeyi hedefler. Bu eleştirel yorumlama ve açıklama usullerinin ortak yönlerini, iki düşünürün Heidegger eleştirileri üzerinden ortaya koymayı deniyorum. Ayrıca iki düşünürün, diyalektik akılsallık eleştirilerinde, kültürel alanlarda tecessüm eden aklın toplumsal dolayımlarını ortaya koyarak tahakkümden ve sembolik şiddetten arındırılmış bir akıl kavrayışına ulaşma çabasında da yine ortak olduklarını göstermeye çalışıyorum.
Adorno and Bourdieu share the same interest in developing theoretical and methodological tools of a sociology of cultural forms. In this article, I argue that the main goal of both thinkers is to investigate ways to overcome internal and purely formal interpretations without falling into vulgar sociological explanations that reduce cultural forms to external social context. In line with the thesis of “priority of mediation” of his negative dialectics, Adorno develops a meta-critical style of interpretation based on establishing formal analogies between different fields which abolishes the illusion of absolute autonomy of cultural forms while acknowledging their truth contents. In his reflexive sociological critique, Bourdieu aims to reveal social and political implications of cultural forms without reducing them to external social context by building homologies between different fields. I try to reveal the common aspects of these critical methods through the Heidegger critiques of two thinkers. I also try to show that the dialectical critiques of rationality of them echo each other in aiming to reach an understanding of reason free from domination and symbolic violence by revealing the social mediations of reason that embodied in cultural fields.













