UNESCO JEOPARKLARI ve JEOMORFOLOJİ

dc.contributor.authorGümüş, Erdal
dc.date.accessioned2025-07-03T21:11:02Z
dc.date.issued2019
dc.departmentBalıkesir Üniversitesi
dc.description.abstractBeşerî faaliyetlere bağlı olarak ortaya çıkan küresel iklim değişikliği, türlerin yok oluşu, tabiikaynakların tükenmesi gibi küresel felaket emareleri insanoğlunun yerküre farkındalığınıartırmıştır. Öyle ki yakın geçmişe kadar doğa koruma ile sadece canlı varlıklar akla gelirken,artık fiziki çevrenin de korunması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Jeopark felsefesine göreYerkürenin tarihi en az insanlık tarihi kadar önemlidir. Jeoloji ve jeomorfolojinin diliyleyazılan bu kadim bilgiler yerkürenin işleyişini ve gelecekteki değişimlerini anlamakbakımından hayati öneme sahiptir. Doğa ve kültür mirası tarihinde son üç yüz yıldır kabacaher asırda yeni bir kavramın doğduğu görülür. 21. Yüzyılın doğa koruma ve alan yönetimiparadigması olan jeoparklar 2000 yılında dört Avrupa ülkesinin öncülüğünde (Yunanistan,Almanya, İspanya, Fransa) kurulan Avrupa Jeoparklar Ağı ile vücut bulmuştur. Jeoparkların üçtemel hedefi vardır: Yer mirasının etkin biçimde korunması, doğa eğitimleri ile toplumunyerküre farkındalığını artırma ve jeoturizm vasıtasıyla sosyo-ekonomik yerel kalkınmanınsağlanmasıdır. Avrupa’da doğan jeopark kavramı kısa sürede küresel ölçekte kabul görmüş ve2015 yılında UNESCO IGGP programına dahil edilerek uluslararası nitelik kazanmıştır. Jeoparkstatüsü; doğa koruma ve alan yönetimi konusuna, jeosit, jeomorfosit, jeoturizm, jeoçeşitlilikgibi yeni yaklaşımlar ve terimler kazandırmıştır. “Jeosit - Jeomorfosit” terimi, yerküreningeçmişini anlamak bakımından öneme sahip yüzey şekilleri ve yapılar olarak tanımlanır.“Jeoçeşitlilik” terimi ise fiziki yüzeyi meydana getiren her türlü jeolojik ve jeomorfolojikoluşumu ifade eder. Jeoturizm, jeoparklarla doğan yeni bir doğa turizmi çeşididir. Dünyagenelinde jeoparkların yoğunlaştığı sahalara bakıldığında jeoparkların bir kalkınmışlıkgöstergesi olduğu görülür. Jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar bakımından oldukça zenginolan ülkemizde sadece Kula Jeoparkı UNESCO tarafından tescillenmiştir. Türkiye’nin jeolojikve jeomorfolojik mirasının hak ettiği bilimsel itibara ve sürdürülebilir ekonomik kalkınmayakazandırılmasında coğrafyacılara büyük görev düşmektedir.
dc.identifier.endpage27
dc.identifier.issn2667-4238
dc.identifier.issue3
dc.identifier.startpage17
dc.identifier.trdizinid355776
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/tr/yayin/detay/355776
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12462/20000
dc.identifier.volume0
dc.indekslendigikaynakTR-Dizin
dc.institutionauthorGümüş, Erdal
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofJeomorfolojik Araştırmalar Dergisi (Online)
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanı
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.snmzKA_TR_20250703
dc.subjectJeoloji
dc.titleUNESCO JEOPARKLARI ve JEOMORFOLOJİ
dc.typeArticle

Dosyalar