Damgalanmanın mültecilik yüzü: Daha (the more) filminin sosyolojik okuması
Dosyalar
Tarih
Yazarlar
Dergi Başlığı
Dergi ISSN
Cilt Başlığı
Yayıncı
Erişim Hakkı
Özet
Uluslararası göç hareketleriyle birlikte göç edenlerle göç edilen ülkenin vatandaşları arasında birlikte yaşama kültürüne dair birtakım sorunlar söz konusudur. Özellikle son dönemlerde (2011) Suriye’de meydana gelen iç savaş sebebiyle birçok Suriyeli başka ülkelere göç etmek zorunda kalmıştır. Türkiye de bu ülkelerden biridir. Türkiye asıl olarak transit bir ülke konumundadır; ancak Suriye’de gerçekleşen bu iç çatışma beraberinde Türkiye’nin de bir mültecilik politikası belirlemesini ve uygulamasını gerekli kılmıştır. Bu çalışma senaristliğini Hakan Günday’ın ve yönetmenliğini Onur Saylak’ın yaptığı, Daha (The More) filmi üzerinden sosyolojik bir analiz yapmayı hedeflemektedir. Bu film, Türkiye’de bu konuya ilişkin ilk film olma özelliğini taşımaktadır. Çalışmada temel olarak Türkiyeli halkın mültecilere karşı göstermiş olduğu tutum ve davranışlarını anlamak ve mültecilerin nasıl damgalandığını irdelemek amacıyla belirlenen imgeler ve temel söylemler bağlamında eleştirel olarak sosyolojik perspektifle analiz edilmiştir.
As a result of international migration movements, a number of problems between the immigrants and the citizens of the receiving country come into the picture. Especially recently (2011), many Syrian people had to migrate to other countries because of the civil war in Syria. Turkey, also, is one of the receiving countries. Actually, Turkey is in the position of being transit country, yet the civil war in Syria necessitates Turkey to determine a refugee policy and to apply it. This study aims to make a sociological analysis about the film “The More”, whose scenarist is Hakan Günday, directed by Onur Saylak. This film has the characteristic of being the first film on this issue in Turkey. In the study, the images and basic discourses, that are identified by aiming to understand the attitudes and behaviors of Turkish people towards refugees and to examine how they are stigmatized, are analysed with a critical sociological perspective.












