Sınır aşan su kaynaklarının barış inşasındakı yerı: Mavi diplomasi yaklaşımının kavramsal bir analizi

Yükleniyor...
Küçük Resim

Tarih

Dergi Başlığı

Dergi ISSN

Cilt Başlığı

Yayıncı

Mehmet Songur

Erişim Hakkı

info:eu-repo/semantics/openAccess

Özet

İklim değişikliği, hızlı nüfus artışı ve su kaynaklarının dengesiz dağılımı, suyu yalnızca bir doğal kaynak değil, aynı zamanda jeopolitik ve diplomatik bir unsur haline getirmiştir. Bu çalışma, suyun çatışma potansiyeli kadar barış inşasındaki yapıcı rolüne odaklanarak “mavi diplomasi” kavramını incelemektedir. Araştırmanın temel sorusu, sınır aşan su kaynaklarının yönetiminin uluslararası barış ve iş birliği süreçlerine nasıl katkı sunduğudur. Bu kapsamda çalışma, çevresel barış inşası, rejim teorisi ve kolektif güvenlik yaklaşımını kuramsal çerçeve olarak benimsemektedir. Yöntem açısından nitel bir karşılaştırmalı vaka analizi kullanılmış; Ortadoğu’da Fırat–Dicle ve Ürdün Nehri, Afrika’da Nil Havzası ve Orta Asya’da Amu Derya–Sir Derya sistemi incelenmiştir. Bulgular, suyun etkin yönetişim, veri paylaşımı ve güven artırıcı iş birlikleri sayesinde çatışma yerine barış ve iş birliği aracı olarak kullanılabileceğini ortaya koymaktadır. Türkiye’nin GAP ve TİKA uygulamaları, su diplomasisinin yumuşak güç stratejileriyle nasıl kesiştiğini göstermektedir. Bu bağlamda mavi diplomasi, hem dış politika hem de sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu çok yönlü bir strateji olarak değerlendirilmektedir.

Climate change, demographic pressures, and the uneven distribution of water resources have elevated water from a basic natural asset to an issue with clear geopolitical and diplomatic implications. Rather than viewing water solely as a source of tension, this study examines its constructive potential in peacebuilding through the lens of blue diplomacy. The central question addressed is how the governance of transboundary water systems can support international cooperation and contribute to sustainable peace. To explore this, the study adopts a theoretical framework grounded in environmental peacebuilding, regime theory, and the collective security approach. Methodologically, it employs a qualitative and comparative case study design, focusing on three critical basins: the Euphrates–Tigris and Jordan Rivers in the Middle East, the Nile Basin in Africa, and the Amu Darya–Sir Darya system in Central Asia. The analysis indicates that water can function as an instrument of stability when accompanied by effective governance, transparent data exchange, and cooperative mechanisms that foster mutual confidence. Turkey’s initiatives—particularly those implemented through the GAP project and the technical assistance efforts of TİKA—illustrate how water diplomacy can operate as part of a broader soft-power strategy. Overall, the study argues that blue diplomacy represents a multidimensional approach aligned not only with foreign policy priorities but also with the Sustainable Development Goals. When supported by institutionalized cooperation and equitable management practices, transboundary waters can evolve from potential flashpoints into drivers of long-term regional peace.

Açıklama

Anahtar Kelimeler

Mavi Diplomasi, Çevresel Barış, Su Yönetimi, Sınır Aşan Sular, Uluslararası İş Birliği, Blue Diplomacy, Environmental Peace, Water Governance, Transboundary Waters, International Cooperation

Kaynak

Dicle Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi

WoS Q Değeri

Scopus Q Değeri

Cilt

16

Sayı

31

Künye

Onay

İnceleme

Ekleyen

Referans Veren