Balıkesir Üniversitesi Kurumsal Akademik Arşivi
DSpace@Balıkesir, Balıkesir Üniversitesi tarafından doğrudan ve dolaylı olarak yayınlanan; kitap, makale, tez, bildiri, rapor, araştırma verisi gibi tüm akademik kaynakları uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar, Üniversitenin akademik performansını izlemeye aracılık eder, kaynakları uzun süreli saklar ve yayınların etkisini artırmak için telif haklarına uygun olarak Açık Erişime sunar.

Güncel Gönderiler
Günümüz sanatında mitolojik olarak kadının temsili
(İnönü Üniversitesi, 2025) Özgör, Fergana Kocadoru
Mythological depictions of women have always been a focal point of interest throughout history. In painting,
mythological representations of women, which were initially created in a decorative manner, have undergone
transformations in both meaning and form up to the present day. In contemporary art, the representation of
mythological women is not approached from a single perspective. In 21st-century painting, these mythical
female images sometimes appear in a critical light, sometimes in a satirical manner, and at other times as
reinterpretations inspired by the mythological female figures of old masters. In today’s performing arts as well,
under the influence of postmodernism, the adaptation of ancient mythological female characters to the present
or their resurgence in popularity has become quite prevalent. This study aims to examine the formal and
thematic transformation of mythological female figures within the historical process, focusing on the visual arts,
and to explore their contemporary representations in visual narrative forms such as contemporary art practices
and cinema. In this context, the study seeks to present an interdisciplinary approach at the intersection of art
history, visual culture, and mythology; shedding light both on the continuity of the mythological female image
in art history and on the breaking points of its representation in contemporary narratives.
Avanzade Mehmet Süleyman’ın Sabah Gazetesindeki “Musahabe-İ Nisâiye” yazılarında kadın algısı
(Hacettepe Üniversitesi, 2025) Çonoğlu, Salim; Kanter, Beyhan
Avanzâde Mehmet Süleyman, Türk edebiyatı ve kültür tarihinde, özellikle kadınlara
yönelik zengin külliyatı ile Osmanlı kadın hareketinde etkin bir konum üstlenmiştir.
Yazar, geleneksel kadınlık tasavvurunu kapsayan görüşlerini anlattığı yazılarında
rehberlik misyonu yüklenir. Hemen her konuda yazdığı yazılarıyla Osmanlı kadın
hareketinde aktif bir rol üstlenir, Müslüman Osmanlı kadınlarına yol göstermeyi amaç
edinir.
Dönem içerisinde muhafazakâr kimliğiyle ön plana çıkan ve geleneksel kadınlık
tasavvurunu her fırsatta vurgulayan Avanzâde Mehmet Süleyman, Sabah gazetesinde de
1899 yılında, “Musahabe-i Nisâiye” başlığı altında kadınlara yönelik yazılar yayımlar. Bu
yazılarıyla bir taraftan Müslüman Osmanlı kadınlarına rehberlik ederken, diğer taraftan
da dünyanın farklı coğrafyalarındaki kadınların gündelik hayat pratikleri ile ilgili bilgi
verir. Öte yandan, Müslüman kadınlarla Avrupalı kadınları kültürel, örfi ve dinî unsurlar
bakımından kıyaslayarak Müslüman kadınlara tavsiyelerde bulunur. Avanzâde Mehmet
Süleyman’ın Sabah gazetesindeki yazılarında kadınlara yönelik cilt bakımı, güzellik ve
sağlık ile ilgili tavsiyeleri de önemli bir yer tutar. Avanzâde Mehmet Süleyman, Sabah
gazetesindeki yazılarının bir kısmını daha sonraki yıllarda farklı yayınlarda da ele almıştır.
Bu makalede Meşrutiyet Dönemi yazarlarından Avanzâde Mehmet Süleyman’ın Sabah
gazetesindeki “Musahabe-i Nisâiye” köşesindeki yazıları, dönemin sosyokültürel
özellikleri bağlamında karşılaştırmalı bir açıdan incelenecektir. Osmanlı matbuatındaki
kadınlara dair yayınlarla kıyaslanarak dönemin kadın anlayışına ilişkin bir perspektif
sunulacaktır.
Yeşil dönüşüm stratejisi perspektifinden sürdürülebilir havayolu yönetimi
(Aytekin Demircioğlu, 2025) Şen, Gülaçtı; Bütün, Erhan
Son zamanlarda sürdürülebilir yeşil havacılık çalışmaları kapsamında, çevre dostu teknolojilerin, yakıtların ve
uygulamaların geliştirilmesi artış göstermektedir. Havayolu şirketleri de yeşil havacılık ve yeşil havayolu
kapsamında sürdürülebilirlik faaliyetlerini hızlandırmak amacıyla bu teknolojilerden yararlanmaya çalışmaktadır.
Sürdürülebilirliğin bir rekabet avantajı olarak ön plana çıkması, şirketlerin sadece çevresel değil, sosyal ve
ekonomik sürdürülebilirlik alanında yürüteceği stratejilerin de önemini artırmaktadır. Bu çalışmada, havayolu
şirketlerinde yeşil dönüşüm stratejisi ile sürdürülebilirlik çalışmalarının nasıl yapılabileceği ele alınmaktadır. Yeşil
dönüşüm stratejisi, çevresel sürdürülebilirlik çerçevesinde toplumsal ve ekonomik kalkınmanın yeniden
tasarlanmasıdır. Bu strateji, havacılık sektöründe yeni nesil bir kalkınma modeli ve havayolu şirketlerinin
sürdürülebilirlik politikalarıyla uygulanabilir bir model olarak ele alınması mümkündür. Buradan hareketle
çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden yararlanılmakta ve kavramsal-teorik bir inceleme yapılmaktadır. Yeşil
dönüşüm stratejisi perspektifinden sürdürülebilir havayolu yönetimi araştırılmakta, havayolu şirketlerinin
sürdürülebilirlik faaliyetleri ve hedefleri ortaya konulmaktadır. Çalışmanın amacı, yeşil dönüşüm stratejisi ile
şirketlerin nasıl başarıya ulaşabileceğinin ve ‘yeşil havayolu’ olma konusunda neler yapabileceğinin ortaya
konulmasıdır. Çalışmada, dünyada ve Türkiye’de yeşil havayolu projesi kapsamında çalışmalar yürüten şirketlerin
bu stratejiye hızlı entegre olabileceği ve yeşil dönüşüm stratejisiyle de sürdürülebilirlik faaliyetlerini rekabet aracı
olarak kullanabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular, havayolu şirketlerinin sürdürülebilirlik
çalışmalarının yeşil havayolu olmaları yolunda etkili olduğunu ortaya koymaktadır.
Dostluk Antlaşması’nın 100. yılında Türkiye ile Hollanda arasındaki dış ticaretin analizi
(Stratejik Sosyal ve Kültürel Araştırma Derneği, 2025) Kılıç, Binali
Bu çalışma, Dostluk Antlaşması’nın 100. Yılı bağlamında Türkiye ile Hollanda
arasındaki dış ticaretin tarihsel arka planını ve güncel dinamiklerini birlikte
değerlendirerek, ticaret bileşiminin yapısını, tarafların küresel değer zincirlerindeki
konumunu ve işbirliği potansiyelini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Analiz; 17. yüzyıldan
günümüze uzanan diplomatik ve ticari gelişmeleri, ikili antlaşmaları, Hollanda’nın toplam
dış ticaretindeki başlıca ürün ve ülke dağılımlarını ve Türkiye’nin Hollanda’ya ihracatının
ürün kırılımını kapsamaktadır. Çalışmada, resmi kurum yayınları ve literatürden derlenen
nicel veriler tablolaştırılarak yorumlanmış; ülke ve ürün bazlı paylar üzerinden
değerlendirmeler yapılmıştır.
Hollanda’nın 2024 yılındaki ihracatı 725,5 milyar ABD doları, ithalattı ise 636,9
milyar ABD doları olup dış ticaret fazlası vermektedir. Enerji ürünleri (ham/işlenmiş
petrol, gaz) ile yüksek teknoloji ve sağlık ekipmanları Hollanda’nın hem ihracatında hem
de ithalatında belirleyicidir. Coğrafi olarak Hollanda’nın ticaretinin Avrupa odaklı olduğu
görülmektedir. Türkiye’nin Hollanda’ya ihracatı çeşitlidir; mineral yakıtlar, hazır giyim,
otomotiv, makine/elektronik ve tarım-gıda malları önemli kalemlerdir.
Sonuç olarak Türkiye–Hollanda ticareti enerji, imalat ve tarım ekseninde çok
boyutlu bir yapı sergilemektedir. Hollanda’nın lojistik/teknoloji kümeleri ile Türkiye’nin
üretim kapasitesi birbirini tamamlayacak yapıda olduğu düşünülmektedir. Ticaret hacmi
orta ölçekli olsa da yapılan işbirliği alanları stratejiktir. Enerji dışı yüksek katma değerli malların (medikal cihazlar, elektronik, kimya vb.) payının artırılması mümkündür. Ortak
Ar-Ge ve inovasyon programları ile kümelenme bağlantıları derinleştirilebilir. Tarım ve
gıda alanlarında sürdürülebilirlik standartları üzerinden ortak sertifikasyon ve pazarlama
stratejileri geliştirilebilir.
N11 ülkelerinde ekonomik karmaşıklık endeksi ve doğrudan yabancı yatırımlar arasındaki ilişkinin incelenmesi
(Kütahya Dumlupınar Üniversitesi, 2025) Günbegi, Fehime
Bu çalışmada, doğrudan yabancı yatırımların ekonomik karmaşıklık üzerindeki etkileri incelenmektedir.
Analiz 1998-2023 yıllarını kapsamakta olup, örneklem kümesi, Dünya Bankası’nın veri tabanında yer
alan ve N11 olarak adlandırılan ülkelerden oluşmaktadır. Araştırmada kullanılan temel değişkenler;
Ekonomik Karmaşıklık Endeksi (ECI) ve doğrudan yabancı yatırımlardır (FDI). Kişi başına düşen milli
gelir (GDPPC) ise kontrol değişkeni olarak araştırmaya dahil edilmiştir. Regresyon analizine geçmeden
önce, değişkenler arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla korelasyon analizi yapılmış ve sonuçlar
değişkenlerin pozitif yönde ilişkili olduğunu göstermiştir. Bu bulgu, değişkenlerin birbirini destekleyici
şekilde hareket ettiğini ortaya koymaktadır. Ardından panel veri seti kullanılarak panel regresyon analizi
uygulanmış ve model aracılığıyla değişkenlerin Ekonomik Karmaşıklık Endeksi üzerindeki etkileri
ölçülmüştür. Panel regresyon analizinin sonuçlarına göre, doğrudan yabancı yatırımlar ile kişi başına
düşen milli gelirin Ekonomik Karmaşıklık Endeksi (ECI) üzerinde anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir.
Elde edilen bulgulara göre hem doğrudan yabancı yatırımların hem de kişi başına düşen milli gelirin
ekonomik karmaşıklık üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkisi olduğu ortaya konmuştur. Bu
sonuç, yabancı yatırımların gelişmekte olan ülkelerde teknoloji ve bilgi transferi yoluyla üretim yapısını
daha sofistike hale getirdiğini ve bunun da ekonomik karmaşıklığı artırdığını göstermektedir. Aynı
şekilde, kişi başına gelirdeki artışın, ülkelerin daha karmaşık ürünler üretme ve ihraç etme kapasitesini
desteklediği anlaşılmaktadır.




















